where to go in bodrum
HAKKIMIZDA BODRUMDA NEREYE GİDİLİR BODRUM OTELLERİ BODRUM MÜZESİ DERGİLERİMİZE REKLAM VERİN İLETİŞİM ANA SAYFA
Bodrumlife Sayı 06 Ocak 2005 Tüm Yazı ve Haberler
Kıyılara Kaçan Kadınlar
Fikret Kızılok'un Ardından... Eylül, Yalnızlığın Senfonisi...
Yassıada Batıkları Belgeseli
Bir Zamanlar Mandalinalar
Bodrum Bienal'e Hazırlanırken
Fenerci İbrahim Unuttuklarımıza Kızıyor
Çökertme Türküsü Üzerine
Bodrum Gölköy'de nesli tükenmekte olan Datça Hurmaları
Uluburun Batığı Salonu, Bodrum Müzesinde açıldı.
Telvin Trio: Erkan Oğur, İlkin Deniz ve Turgut Alp Bekoğlu
Uluburun Batığı Salonu, Bodrum Müzesinde açıldı.


Bu Yazı Bodrumlife Sayı 06 Ocak 2005 tarihli dergide yayınlanmıştır.

Dünyanın en eski batığı olduğu sanılan ve MÖ.1300 yılına tarihlenen Geç Tunç Devri ticaretine ait Uluburun Batığı ile ilgili sergileme çalışmaları Bodrum Müzesinde sona erdi ve Sergi Salonu 23 Temmuz 2000'de açılışını yaptı.

 

1982 yılında ilk kez bir sünger avcısı olan Mehmet Çakır'ın gemi kalıntılarını görmesiyle başlayan yaklaşık 18 yıllık serüven sergi salonun açılmasıyla yeni bir boyuta ulaşıyor.

 

1982 yılında batığın bulunması için Teksas A&M Üniversitesine bağlı INA (Sualtı Arkeoloji Enstitüsü) yetkilileri süngercilere müze görevlileri tarafından rastlanılması muhtemel batığın yeri tarif ediliyor ve batıkta bulabilecek eşyalar anlatılıyor. Daha sonra bakır külçelerin çizimleri gösteriliyor... Bu çalışmaların ardından kısa bir süre sonra Bodrumlu süngerci Mehmet Çakır “Kulaklı bisküit'e benzer şeyler gördüm” diyerek müzeye ihbarda bulunuyor. Ve ilk kez 1982 Ekim ayının 23'ünde Müze Müdürü Oğuz Alpözen, bir INA görevlisi ve müze görevlileriyle birlikte dalıp batığa ilk kez ulaşıyor.

 

Bulgular üzerine Müze Müdürü Oğuz Alpözen “Dünyanın en eski batığı” şeklindeki raporunu Kültür Bakanlığına gönderiyor.

 

1983 yılında INA kurucusu George Bass ve arkadaşları ön araştırmaları yaparak kazı için gerekli izinleri alıyor ve günümüze kadar sürecek kazı çalışmaları fiilen başlıyor.

 

1984 Yazında Kaş ilçesinde Uluburun batığı kazısı için ilk adımlar atılıyor ve kamp malzemeleri tekneye yükleniyor, Uluburun'a doğru yola çıkılıyor.

Virazon isimli Türk Bandralı tekne üs olarak kullanılıyor. Kazı Başkanı George Bass, Arkeolog Cemal Pulak ve beraberindeki Türk Amerikan ve Fransız uzmanlardan kurulu uluslararası heyetin uzun sürecek çalışmaları başlamış oluyor. George Bass Virazon'dan “Dünyanın en eski batığı”na doğru ilk dalışını gerçekleştiriyor. Bu dalışla bir ucu 44 metre diğer ucu 61 metrede bulunan eğimli bir zeminde Uluburun batığına ulaşılıyor.

Haberleşme için özel bir telefon sistemi kuruluyor.

 

Kazma kürek kullanmadan emici hortumlar kullanılarak ve el yardımıyla gerçekleştirilen batık kazılarında karada yapılan kazılara oranla hayli yavaş ilerliyor. Tam 11 yıl sürüyor kazılar. Önce batığın rölevesi yani mevcut durumu, içindeki kalıntıların planları çiziliyor. Her bir eserin pek çok fotoğrafı çekiliyor ve kesin yeri saptanıyor.

Arkeolog Cemal Pulak, kazının ilerleyen yıllarındaki başkanlığını gerçekleştiriyor....

Dalışlar birbirini takip ediyor. 23 bin civarında dalış gerçekleştiriliyor.

Geminin yükü çoğunlukla hammaddelerden oluşmuş. Çoğu ticari malzemeler...

 

Ancak Kenanlılara özgü takılar, Mısır kraliçesi Nefertiti'ye ait altın skarabe de buluntular arasında ortaya çıkıyor. Makyaj kutuları, Miken kılıçları, içki kapları, toprak mühürler ve tarihlenebilen en eski kitap kazıya ayrı bir değer katıyor.

Mısır'dan Suriye'den temin edilen sayıları yüzelliyi aşan yuvarlak, yassı, kobalt mavisi, turkuaz ve lavanta renklerindeki cam külçelerin Myken dünyasına ihraç edilmek üzere gemiye yüklendiği sanılmaktaydı.

Sergi Salonu 3 Bölümden oluşuyor ve ilk bölümde Tunç Çağına ait iki batık sergileniyor.

 

Biri Gelidonya batığı, Diğeri ise Serçe Limanı Batığı... Salonda ana bölüm dünyanın en eski batığı 15 metre boyundaki Uluburun Batığına ait. Salonun ortasında yer alan ve gerek geminin birebir ölçekli maketi gerekse deniz altında bulunduğu zamanın canlandırmasının yapıldığı bu bölüm MÖ 1300 yılını yaşatacak tarzda sergilenmiş. Salonun sonunda yer alan ve Uluburun Batığından çıkarılan eserlerin sergilendiği bölümde restorasyonu biten eserler sergileniyor.

 

Bodrum Müzesi ve Merkezi Teksas'ta Bulunan Sualtı Arkeoloji Enstitüsü (INA)'nın ortak çalışması olarak yürütülen sergileme çalışmaları 1985 yılından bu yana sürüyor. Sualtından çıkarılan kıymetli eserler büyük ve uzun süren bir restorasayona tabi tutulmuş. Restorasyon ve konservasyon çalışmaları daha uzun yıllar sürecek ve salonda sergilenen eşyalara yenileri eklenecek.

INA tarafından desteklenen proje kapsamında Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesinde ayrı bir ekip çalışmakta. Türk ve yabancı elemanlardan kurulu ekip restorasyon çalışmaların sürdürüyor. Tunç Çağı Batığı yurt dışında da büyük yankılar uyandırmış. Projeyi National Geographic dergisi de desteklemiş. Dergi konuyla ilgili birçok yazı yayınlamış.


Bu konu 1443 kez izlenmiştir