where to go in bodrum
HAKKIMIZDA BODRUMDA NEREYE GİDİLİR BODRUM OTELLERİ BODRUM MÜZESİ DERGİLERİMİZE REKLAM VERİN İLETİŞİM ANA SAYFA
Bodrumlife Sayı 03 Mayıs 2004 Tüm Yazı ve Haberler
Bodrum ileriye mi gidiyor ? Geriye mi ?
Ressam Saliç ve Ali Koçak'ın köy evinde renklerle buluşma ..
Onlar Müziğimize Dört Elle Sarılanlar.. Ayşe Yazgan Batıgün - Nejat Batıgün
Herodot'un Hazineleri Halikarnas'ın Hizmetine Hazır
Anemonlar 'Manisa Laleleri'
Bodrum'un orta yerinde, herkesin tanıdığı, elinden her iş gelen bir alem adam, Dalavera Memet...
Yeni Dönem Belediye Başkanlarından Beklentilerimiz
Yıldız Kenter şžükran Güngör 'Vazgeçilmez Bodrum Tutkuları'
İşte İlhan Berk
Bodrum ve Üçüncü Yaş Üniversiteleri
Onlar Müziğimize Dört Elle Sarılanlar.. Ayşe Yazgan Batıgün - Nejat Batıgün


Bu Yazı Bodrumlife Sayı 03 Mayıs 2004 tarihli dergide yayınlanmıştır.

Onlar Müziğimize Dört Elle Sarılanlar..
Ayşe Yazgan Batıgün - Nejat Batıgün

Bodrum'da son yıllarda müzikle ilgili bir hareketlilik var. Bodrum Belediyesi ve pek çok yarımada belediyemiz, halk müziği ve sanat müziği konusunda koro çalışmalarına destek oluyorlar; çalışmaların yapıldığı mekânları ücretsiz olarak kullanıma açıyorlar, kurslarda gerçek sanatçıların yol göstericiliğine imkân sağlıyorlar.

 

Turgutreis Belediyesi de bunlardan birisi. Belediye'nin tahsis ettiği salonda her hafta çalışmalar yapıyorlar, her hafta sonu bu çalışmalar için İzmir'den gelen Ayşe Yazgan Batıgün yönetiminde. Ayşe Hanım, TRT İzmir Radyosu sanatçılarından. Eşi Nejat Batıgün ise Ege Üniversitesi Devlet Konservatuarı öğretim görevlisi. Turgutreis Belediyesi'nin açtığı bağlama kurslarında halk müziği ve bağlama dersleri veriyor.

 

Bodrum, uluslar arası popüler müziğin çok dinlenildiği bir yer. Yarımadanın hemen hemen tüm eğlence yerlerinden yükselen bu müzikler, burada turist olmayanların da hayatının bir parçası artık. Böyle olması da doğal, çünkü Bodrum bir dünya kenti. Ama biz de bu dünyanın bir parçasıyız ve müziğimiz, kültürümüzün ve kimliğimizin ayrılmaz bir parçası. Dünyada küreselleşme tüm hızıyla sürerken, dünya müziği de gitgide etnik ve yerel müzikten daha fazla beslenir hâle geliyor.

 

“Müziğin yapabileceği, diğer toplumsal olgular tarafından konumlandırılışımıza uyan yada uymayan bir kimlik duygusunu harekete geçirmektir. Diğer toplumsal olgular tarafından nasıl konumlandırıldığımıza bağlı olarak bizi dar bir şovenist ve cinsiyetçi duyguya hapsedip tuzağa düşürebilir. Yine diğer toplumsal olgular tarafından nasıl konumlandırıldığımıza bağlı olarak, sınırları aşabilir ve beklenmedik genişleme olanaklarını işleyişe geçirebilir” der, müzikolog S.Frith.

 

Sınırların aşılması ve beklenmedik genişleme olanakları..

Kendi kültürel değerlerinin farkında olanlar, bir diğer kültürün değerlerini algılayabilir, çünkü mukayese edebilir. İşte o zaman sınırlar ortadan kalkmış ve kültürler genişlemiş olacaktır. İşte bu noktada, halk ve sanat müziği yetkin ellere ihtiyaç duyuyor. Ticarî müziğin her türlü medya aracılığıyla âdetâ zorla beğendirildiği şartlarda, yalnızca TRT den dinlenip izlenebilen bu kültür değerimize verdikleri destek ve sundukları katkı için, Turgutreis Belediyesi ve Batıgün çifti tüm takdirleri hak ediyorlar.

 

Batıgün çiftinin oğulları, İspanya'da müzik eğitimi almış ve batı müziği formunda şarkılar yapıyor. Yakında çalışma piyasaya çıkacak. Onlar evrensel müziğe de kulaklarını açmışlar. Evlerinde her tür müziği dinlediklerini, ama halk müziğimizi ve sanat müziğimizi yüreklerinde apayrı bir yere koyduklarını ifâde ediyorlar.

 

Onlarla yaptığımız söyleşimiz:

 

- Ayşe Yazgan Batıgün: Bodrum'luyum. İlkokul ikinci sınıftan sonra, babamın tayini ile Bodrum'dan Afyon' a gittik. Afyon'da ilkokul ve ortaokul, Uşak'ta liseyi tamamladım. Sonra İzmir'e geldik. Babam Defterdarlık Gelir Müdürü idi. İzmir'de Ege Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirdim.

 

İlkokuldan beri, müziğe hep çok ilgi duydum. Radyodan müzik dinler, öğrenmeye çalışırdım. Müsamerelerde, aile ve dostlar arasında şarkı söylerdim. 1966'da TRT'nin sanatçı yetiştirmek için açtığı sınavı kazandım, 1969‘da kadrolu sanatçı olana kadar ciddi ve sıkı bir eğitimden geçtim. Neredeyse ikinci bir üniversite bitirmek gibiydi.

O zamandan bu yana TRT'de sanatçıyım.

 

- Nejat Batıgün: Ankara doğumluyum. İlk, orta, lise ve yüksek öğrenimimi Ankara'da tamamladım. Bir taraftan Maliye Bakanlığında çalışırken, akşamları sahnede saz çalıyordum. Sonra Ankara Radyosu'na girdim, oradan İzmir Radyosu'na geçtim. Emekli olduktan sonra Ege Üniversitesi Devlet Konservatuarında öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladım ve hâlen bu görevimi sürdürmekteyim. Ege Üniversitesi yayınları arasında yayımlanan ton maysterlik üzerine yazılmış bir kitabım var. Türkiye'de bu konuda yazılmış ilk kitaptır bu.

 

- TRT'de halk müziğimiz ve sanat müziğimiz ile ilgili ne gibi çalışmalar yapılıyor?

 

- Nejat Batıgün: Derlemeler yapılıyor, Anadolu'nun çeşitli yörelerinde söylenen, çalınan müzikler notaya çevriliyor. Denetim Kurulunun onayından geçen bu tür çalışmalar arşivleniyor, yayınlarda kullanılıyor, icra ediliyor. Sanatçı yetiştiriliyor.

 

- Türk Sanat Müziğini bir müzikçi gözüyle evrensel müziğin, dünya müziğinin neresinde görüyorsunuz?

 

- Ayşe Yazgan Batıgün: Türk Sanat Müziği çok zengin bir müzik. Tek ses dokuz komaya bölünür, Batı Müziği formunda ise ikiye bölünür.Zenginliğini burada aramak gerekir. Ama armoni olmadığından yani tek sesli olduğundan, artık çağ da çok değiştiği için Türkiye'de bile gençlerimizin ve dinleyicilerin ilgisini diğer müzikler kadar çekmiyor. Ağdalı bir müzik gibi geliyor onlara. Bu yüzden çok sesli hâle getirme çabaları gündeme geliyor zaman zaman. Ben ise bu çok sesli hâle getirme çalışmalarına sıcak bakmıyorum, çünkü aslı bozuluyor, yapısı bozuluyor. Bu hâliyle de yeterince zengin bir müzik Türk Sanat müziği.

 

- Nejat Batıgün: Bütün ulusların kendine has yapıda geliştirdikleri bir müziği vardır, folklörü vardır. Bizim de kendi türkülerimiz, şarkılarımız var. Müzik başlı başına evrensel bir dildir zâten. Başka ülkelerin müzikleriyle kıyaslama yapmak yerine, her birini ayrı potalarda değerlendirmek gerekir. Dünya müziği vardır, gelişecektir, bambaşka yönlere gidecektir. Ama halk müziğimizi, sanat müziğimizi korumak gerekir, sonraki nesillere aktarmak gerekir.

 

- Dünyada ilk defa hastaları tedavi etmekte müzikten faydalanan bir geçmişten geliyoruz. Müzik bu kadar yerleşik ve eski bizim kültürümüzde. Diğer taraftan, gazetelerde kitaplarda örneğin ‘Mozart dinleyen çocuklar daha zekî ve başarılı oluyorlar' şeklindeki açıklamaları uzmanların aktarımıyla okuyoruz. Eskiden Osmanlılar, müziğin hastalar üzerindeki tedavi edici etkisini ölçmüş olmalılar ki, Edirne'de Darüşşifa'yı inşa etmişler ve hizmete açmışlar. Ne dersiniz, bizim müziğimizin çocuklar üzerinde böyle etkileri var mı? Bir uzman böyle bir araştırma yapmaya yeltendi mi hiç?

 

- Ayşe Yazgan Batıgün: Böyle bir araştırma yapılıp yapılmadığını bilemiyorum. Hiç duymadım. Ama ben müziğimizin hem icra edenler hem de dinleyiciler üzerinde çok olumlu etkileri olduğuna inanıyorum. Huzur veriyor, dostluk ve sevgi duygularını pekiştiriyor, dinlendiriyor.

 

- Türk Sanat Müziğimizin durgunluk mu yoksa bir gelişme mi içinde olduğunu düşünüyorsunuz?

 

- Ayşe Yazgan Batıgün: Öncelikle “gelişme”nin nasıl olabileceğini düşünmek gerek. Repertuar açısından, her geçen gün gelişiyor. Yaklaşık olarak 24.000 eser var TRT repertuarında.

 

- Bodrum'dan çok türkü çıkmış. Pek çok Bodrum türküsü Türkiye genelinde çok sevilerek çalınıp söyleniyor. Nasıl yorumluyorsunuz?

 

- Nejat Batıgün: Türkü niye çıkar? Duygudan çıkar. Yâni sevinçten, aşktan en çok ta hüzünden, acıdan, kederden çıkar. Bodrum'da çok duygu yaşanmış, çok acı ve keder yaşanmış ki, çok türkü çıkmış.

 

- Son olarak şunu sormak isterim: Gençlerin, yetişkinlerin, yâni insanımızın Türk Halk Müziği ve Türk Sanat Müziği'ne yabancılaşmamaları, ilgi duymaları için bir şeyler yapmak gerekir mi?

 

- Nejat Batıgün: Gençlerimizin ilgi ve beğenileri, yaşları gereği çok değişken olabilir, o yaşların doğası gereği çok farklı müziklere ve alanlara ilgi duyabilirler. Ama bize düşen, bizim müziğimizle ilgili bilgi sahibi olmalarını sağlamak; isterlerse, dilerlerse öğrenmek ve çalışmalara katılmak hususunda da yardımcı olmak, olanak sağlamaktır. Bizim gözlemimiz şu ki; çocuklarımız, gençlerimiz, yetişkinlerimiz her yaştan insan bu müziğe karşı ilgisiz değil. Örneğin Turgutreis'teki koro çalışmamıza birkaç senedir çok güzel ve nitelikli bir katılım var. Çok güzel bir ortam oluştu. Yalnız Turgutreis'ten değil, yarımadanın pek çok yerinden çalışmalarımıza ilgi gösteren katılımcılar var. Bu vesile ile, Turgutreis Belediye Başkanı Saygıdeğer Ali Server Yazgan'a da bize bu çalışmaları yapmak olanağını sunduğu için gönülden teşekkür ederiz. Bu güzel ve faydalı çalışmaya her zaman gönülden destek vermeye devam edeceğiz. Turgutreis Belediye Başkanımız Ali Server Yazgan, eşimin kardeşi olur. Kendisi de müziğimize gönül verenlerdendir. Turgutreis'te Konservatuar açmak girişimimiz de başarıyla sonuçlandı. En yakın zamanda öğrenci kayıt etmeye başlayacağız. Tüm katılmak isteyenlere de sizin aracılığınızla duyurmak isteriz.

- Çok teşekkür eder, çalışmalarınızın devamını dileriz.

 

 


Bu konu 1737 kez izlenmiştir