where to go in bodrum
HAKKIMIZDA BODRUMDA NEREYE GİDİLİR BODRUM OTELLERİ BODRUM MÜZESİ DERGİLERİMİZE REKLAM VERİN İLETİŞİM ANA SAYFA
Bodrumlife Sayı 03 Mayıs 2004 Tüm Yazı ve Haberler
Bodrum ileriye mi gidiyor ? Geriye mi ?
Ressam Saliç ve Ali Koçak'ın köy evinde renklerle buluşma ..
Onlar Müziğimize Dört Elle Sarılanlar.. Ayşe Yazgan Batıgün - Nejat Batıgün
Herodot'un Hazineleri Halikarnas'ın Hizmetine Hazır
Anemonlar 'Manisa Laleleri'
Bodrum'un orta yerinde, herkesin tanıdığı, elinden her iş gelen bir alem adam, Dalavera Memet...
Yeni Dönem Belediye Başkanlarından Beklentilerimiz
Yıldız Kenter şžükran Güngör 'Vazgeçilmez Bodrum Tutkuları'
İşte İlhan Berk
Bodrum ve Üçüncü Yaş Üniversiteleri
Herodot'un Hazineleri Halikarnas'ın Hizmetine Hazır


Bu Yazı Bodrumlife Sayı 03 Mayıs 2004 tarihli dergide yayınlanmıştır.

Herodot hazinelerinin kapsamı, kıymeti ve Halikarnas'ın yararına olası harcama yolları hakkındaki düşüncelerimi paylaşmayı amaçladığım bu yazıma, hemşehrimiz Herodot'un yaşadığı Antik Çağdan değil, sadece yedi yıl öncesinden başlamak istiyorum.

 Yıl 1996. Ekonomisini tamamen turizme bağlamış Bodrum'un yüzü bir türlü gülmüyor. Ülke genelinde hissedilen endişe verici istikrarsızlık ve bölgemizde bitmeyen çatışmalar turizmcilerin uykusunu kaçırıyor. Tam o sıralarda bir film sinemaseverlerden büyük ilgi ve beğeni görüyor ve çeşitli dallarda Oscar ödülleri kazanıyor. Aşk, macera, savaş ve entrika öğelerini ustalıkla birleştiren "İngiliz Hasta"yı anımsadınız mı? Filmin Oscar'lı başarısı turist akınına susamış Bodrum'da ilginç yorumlanıyor. Sanki bir umut kıvılcımı çakıyor. Sözüm ona "Herodot Tarihi" kitabının önemli bir öğe olarak kullanıldığı filmi görenler, Herodot'un doğum yeri olan kentimize akın akın gelecek ve Bodrum "Altın Turizm Yılı" yaşayacak. Ne yazık ki bu düşleri görüp te gerçekleşmesi için hiçbir girişimde bulunmayanlar tabii ki hayal kırıklığına uğruyorlar.

 

Ancak Herodot konusu aslında hâlâ ve her zaman güncelliğini koruyor. Bunu geçen Kasım ayında Bodrum Kalesinde yekpare ağaçtan yontulmuş antik sandal sergisi açılışında Müze Müdürü Oğuz Alpözen çok güzel dile getirdi. Komşumuz Kos adasında Hipokrat olgusunun turizm için ne kadar büyük yarar sağladığını anlatan Alpözen, neden biz Herodot'tan hiç yararlanmıyoruz diye sordu. Adaya gidenler, oradaki rehberlerin birkaç asırdan bile yaşlı olmayan bir ağacı göstererek, Hipokrat'ın o ağacın altında öğrencilerine ders verdiğini nasıl heyecanla anlattıklarını anımsayacaklardır. Ama öte yandan adada Hipokrat dönemine ait kalıntıların nasıl korunduğunu da unutmamak gerekir. şžöyle ya da böyle, komşumuzun Hipokrat'tan yararlandığı apaçık bir gerçek. Peki, Hipokrat'ın Kos'a yaptığı katkıyı Herodot bize neden yap(a)mıyor?

 

 

Kanımca bu soruya yanıt ararken Herodot'un kimliğinden ve öneminden yola çıkmamız gerekecek. Birçoğumuz, yaklaşık 2500 yıl önce kentimizde doğmuş olan Herodot'u en azından duymuştur ama ayrıntılı bilgi sahibi değildir. Hemşehrimizi biraz daha yakından tanımaya var mısınız? İnternet'in sihirli çubuğuna dokunmadan önce, Bodrum'da yıllarca kazı yapmış olan Danimarkalı arkeolog Poul Pedersen'e ait birkaç cümleyi size aktarmak istiyorum. Çalışmalarının son iki yılında Bodrum Kalesinin içinde Kral Mozolos'un sarayının izlerini gün ışığına çıkartan Pedersen o dönem hakkında bakın ne diyor:

 

"Halikarnas'ın tarih sahnesine ilk görkemli çıkışı büyük Pers savaşları (MÖ 494-479) esnasındadır. Bu parlak dönem Halikarnas'a iki büyük adam kazandırmıştır: ünlü şair Panyassis ve yeğeni tarih biliminin babası olarak bilinen Herodot. Herodot'un yapıtları Antik Çağdan bu yana korunmuş en önemli yazılı belgeler olup, tüm dünyada 2500 yıldır nesiller boyu ve halen de okullarda, üniversitelerde okutulmakta ve üzerinde çalışılmaktadır."

 

Bir kişiyi bu kadar yücelten bir değerlendirme okuyunca, tabii ki bunun doğrulanmasını başka kaynaklarda da aramak gerek.

 

Günümüzde bu iş için biçilmiş kaftan İnternet ve –kullananlar bilir- İnternet'te en fazla rağbet gören arama motoru da "Google" olduğundan rotamızı oraya kırdık.

 

 

Ünlü tarihçiyi "Herodotus" adıyla aradığımızda Google'da karşımıza çıkan tablo yanda görüldüğü gibiydi. Yani 167.000 kaynaktan beğenin beğendiğinizi. Bunlardan daha birkaç tanesine başvurunca Pedersen'ın görüşlerinin hiç te abartı olmadığı ortaya çıkıyor. Yani hemşehrimiz Herodot, gerçekten dünyaca ünlü ve halen hem kendi hem de yapıtları üzerinde bilimsel çalışmalar yapılan bir şahsiyet.

 

Ayrıca Google'ın dil ve coğrafya kategorilerine göre arama yapma olanağından yararlanarak, Herodot hakkındaki Türkçe bilgilere ulaştığımızda yandaki resimde görülen pek te iç açıcı olmayan bir manzara ile karşılaştık. Türkçe kaynak sayısı 699 ile sınırlıydı ve bu kaynakların büyük bir kısmı da 2500 yıl önce yaşamış tarihçimizle hiç ilgisi olmayan, ATV'de yayınlanan "Ekmek Teknesi" adlı dizinin Herodot Cevdet'i, Hasan Kaçan ya da "Herodot" isimli bir sürü otelin web sitesiyle ilgiliydi. Bu acı gerçek karşısında bir soru takıldı aklıma:"Bizden bu kadar az ilgi gören biri neden ve nasıl yardımcı olsun bize?" Yani, yazımın başında ele aldığım Herodot'un Halikarnas'a hizmetindeki noksanlığı kendi ilgisizliğimize bağlarsak herhalde yanlış olmaz.

 

Ne var ki şansımız hâlâ var, tren kaçmış değil –ta ki bu arada birileri boş durmayıp başka bir yerlerde başarılı bir "Herodot Haftası", "Herodot Tarihi Forumu" veya Herodot'un adını kullanan benzeri bir etkinlik düzenlemezse. Herodot'un Halikarnas'a yapabileceği hizmetler Antik Çağlarda yaşamış kişi ve yaşanmış olaylarla sınırlı değil. İşte Herodot'un hazinelerinin önemi burada yatıyor. Herodot "Tarih Biliminin Babası" olarak kabul gördüğünden, insanoğlunun yaşadığı tüm çağlar, yakın dönemler de dahil, olası etkinliklere konu olabilir. Örneğin, 20. yüzyıl'da Mezopotamya'nın tarihi ve o günlerden kalan mirasının incelenmesini amaçlayan başarılı bir "Herodot Forumu" (veya sempozyumu) kentimizi birden dünya sahnesine çıkartır. Veya geçmişte "Taksim Toplantıları" adıyla bilinen etkinlik benzeri, uluslararası bir anlayışla Bodrum'da gerçekleştirilirse, kentimizin imajı nasıl değişir düşünebiliyor musunuz? Böylece alışılagelmiş "deniz, güneş, kum, seks" kalıbından da kurtulabiliriz. Daha bu satırları kaleme alırken bir sürü itiraz ve "Olumsuzluk Öneki Üzerine Varyasyonlar" nağmeleri kulağıma gelmeye başladı gibi. Geçmişteki acı deneyimlerden ağzı yanmış olanları küçümsemeye niyetim ve hakkım yok, ancak şunu da unutmamak gerek

 bence: "Nothing ventured, nothing gained" - (Riske girmeden kazanç olmaz.) - ve "Where there's a will, there's a way", yani "Azmin elinden hiç bir şey kurtulamaz".


Bu konu 946 kez izlenmiştir