where to go in bodrum
HAKKIMIZDA BODRUMDA NEREYE GİDİLİR BODRUM OTELLERİ BODRUM MÜZESİ DERGİLERİMİZE REKLAM VERİN İLETİŞİM ANA SAYFA
Bodrumlife Sayı 11 Eylül 2007 Tüm Yazı ve Haberler
Kendini suyun akışına bırakmak... Ertem İnözü ile bir söyleşi
Bodrum'dan Al Di Meola geçti...
Beşpınar, Kırkpınar'a karşı...
Üç Denize Yelken Seyrinden Seçmeler
Sarı yaz günlerinde denizin tadını çıkaranlara:
Popüler kültürün ve eğlencenin birinci adresi Bodrum
Bodrum'un iki Artemisia'sı: Biri savaşçı, diğeri Ç¢şık..
Ayşegül tatildeâ?¦
Sarı yaz günlerinde denizin tadını çıkaranlara:

Yazar: Prof. Dr. Ertan Tuzlacı
Bu Yazı Bodrumlife Sayı 11 Eylül 2007 tarihli dergide yayınlanmıştır.

Sarı yaz günlerinde denizin tadını çıkaranlara:   

 

İşte sonbahar geldi! Hâlâ denize girebilecek kadar güneşli ve sıcak günler var önümüzde yaşanacak.. Bodrumlularca “sarı yaz” olarak da bilinen bu eylül ekim ayları yaz aylarına tercih edilir, deniz keyfini yaşamak için. En güzel mavi yolculuklar eylül, ekim ve havalar güzel giderse kasım sonuna kadar yapılanlardır. Bu aylarda deniz bir başka güzeldir, güneş yalnızca teninizi değil içinizi de ısıtır ılık sevecenliğiyle.

 

Biz dost bir bitkiyi, deniz eriştesini konu edelim dedik, ondan ürkenler ve çekinenlere. Faydalarını anlatıp arabuluculuk yapalım istedik. Deniz eriştesini biraz daha yakından tanıyınca hâlâ ondan ürker misiniz, yoksa görünce “iyiki varlar” der misiniz, size kalmış bundan sonrası.

 

Prof. Dr. Ertan Tuzlacı

 

 

Erişte (Posidonia oceanica ) dünya üzerinde yalnız Akdeniz çevresindeki ülkelerin kıyılarında bulunan ve denizin 30 - 40 m derinliğine kadar olan yerlerinde yayılış gösteren çiçekli bir bitkidir (su yosunu değildir!). Adını deniz tanrısı Poseidon'dan alan Posidonia cinsinin, bu tür dışında iki türü daha vardır ve bunlar Avustralya kıyılarında bulunurlar.

 

Erişte bitkisine yurdumuzda Marmara, Ege ve Akdeniz kıyılarında rastlanır. Bodrum Yarımadası'nı çevreleyen denizde ise kıyı boyunca yaygın olarak görülür.

 

Bu bitki, kıyı alanlarını yer yer çok yoğun bir şekilde kaplar. Özellikle denizin sığ kısımlarında göze çarpıcı, çayır şeklinde topluluklar oluşturur ve bu toplulukların bulundukları yerler denizde daha koyu görülürler ve böylece denizin görünüşüne ayrı bir güzellik katarlar.

 

Bitkinin 50 cm'ye kadar boyda, 1 cm'ye kadar genişlikte şeritsi yaprakları vardır. Bazı yerlerde deniz yüzeyine kadar uzanan bu yapraklar orada yüzen kimseleri rahatsız eder ve bu bakımdan erişte bulunan sığ alanlar genellikle yüzmeye pek elverişli sayılmazlar. Bu nedenle son zamanlarda bazı turistik tesislerin önlerindeki deniz alanlarında bu bitkilerin yok edildiği ve böylece bu yerlerin denize girmeye elverişli hale getirildiği görülmektedir.

 

Erişte topluluklarının bulunduğu yerler aynı zamanda birçok deniz canlısı için özel yaşam ortamı niteliğindedir. Bu nedenle erişte toplulukları kıyılarımızdaki ekosistemin en önemli unsurlarından biridir. Bu topluluklar denizlerde önemli bir oksijen kaynağı işlevini görürler. Ayrıca bulundukları yerlerde deniz içindeki erozyonu engellerler.

 

Erişte toplulukları içinde birçok balığa rastlamak mümkündür. Bunlar arasında çupra, ispari (kapak), karagöz, uslu sarpa, deli sarpa ve kız balığı en sık görülenler arasında sayılabilir.

 

Dalgalarla kopan erişte yapraklarının deniz kıyılarında oluşturduğu birikintilere birçok yerde rastlanabilir. Bunlar aynı zamanda o yöredeki denizde erişte varlığının kanıtıdırlar. Bazı yerlerde 1 m'ye kadar ulaşan kalınlıkta birikintiler görülebilir. Bunlar doğal ortamın bir göstergesidir ve bunların bulunduğu yerlerde yürüyüş yapmak ayrı bir keyiftir.

 

Erişte bitkisinin kopan yaprakları gövde üzerinde kılsı uzantılar bırakır. Kıyılarımızda, bu kılsı uzantıların kopup, rüzgarla yün yumağına benzer topaklar oluşturduğuna rastlanabilir. Bu bakımdan erişte, yün yerine kullanılmaya elverişli lifleri olan bir bitkidir.

 

Eriştenin Bodrum açısından ayrı bir önemi vardır. Eski toprak damlı Bodrum evlerinin çatılarının yapımında bu bitkiden yararlanılmıştır. Bitkinin yörede bol bulunan yaprakları geren toprağı altına tabaka halinde serilip çatıda hem ısı, hem de nemden koruyucu bir katman oluşturulmuştur.

 

Erişte toplulukları kıyılarda turistik tesislerin ve yazlık konutların çoğalması, balık çiftliklerinin olumsuz etkisi, deniz kirliliğinin artması, belli yerlerde tekne demirlemelerinin çoğalması ve trolle balık avlama gibi nedenlerle birçok yerde zarar görmektedir. Bu nedenle denizin yaşam kaynağı olan bu bitkinin varlığı bazı yerlerde tehlikeye girmiştir.

 

Erişte her ne kadar yüzerken bize pek sevimli gelmese de deniz ekosistemi için çok önemli olup, denizle ilgili kimselerin ve doğa severlerin tanıması gereken bitkilerden birisidir.

 

Bu yosunun Kızıldeniz üzerinden Süveyş Kanalı ile Doğu Akdeniz'de İsrail, Lübnan ve Suriye kıyılarından Türkiye'nin Doğu Akdeniz kıyılarına ulaştığı tahmin edilmektedir. Doğu Akdeniz kıyılarımızdan ülkemizin güney sahillerine oradan da Ege kıyılarının kuzeyine kadar ulaşmıştır.

 

Kumluk, kayalık, yarı kumluk, yarıçamur-yarıkumluk veya benzeri zeminlerde yayılımı hızlı olmakta ve Posidonia oceanica, Zostera marina ve Cymodocea nodosa gibi deniz canlılarını ekolojik olarak etkilemekte ve yaşam alanlarını tehlikeye sokmaktadır. Biyolojik çeşitliliği kötü yönde etkilemektedir. Kış aylarında 12-13°C'lik deniz suyu sıcaklıklarında dahi yaşamını kısıtlı da olsa sürdürebilen Caulerpa racemosa deniz suyu sıcaklığının ve güneşin etkilerinin arttığı yaz ve sonbahar aylarında maksimum çoğalma göstermektedir. Belirli bölgelerde deniz suyunun ve çevre koşullarının etkisi ile azalma veya yok olma gösterse de bir zaman sonra tekrar yayılımı olmaktadır. Çoğalma ve ölüm anlarında toksin madde salgılamaktadır. Bu nedenle yok olduğu zannedildiğinde de dikkatli olunmalıdır. Özellikle Akdeniz'in akciğerleri olarak kabul edilen Posidonia oceanica, Zostera marina yataklarını etkilemektedir. Deniz seviyesinden 60 metre derinliğe kadar görülebilmektedir. Caulerpa racemosa'nın yayılım bölgeleri incelendiğinde yatların, gezi motor teknelerinin, yelkenli teknelerin, balıkçı teknelerinin demirlediği, dalış teknelerinin dolaştığı, balıkçılar tarafından trol ağlarının çekildiği bölgelerde, liman ağzı ve içlerinde gözlenmektedir. Tıpkı Caulerpa taxifolia gibi gemi balast suları, teknelerin çapaları, balıkçı ağları ve deniz suyu hareketleri ile bir yerden başka bir yere taşındığı kabul edilmektedir.

 

Akdeniz ülkelerinde Caulerpa taxifolia türü ile beraber Caulerpa racemosa da zararlı ve mücadele edilmesi gereken yayılımcı deniz canlıları sınıfına alınmıştır. Akdeniz ve ilgili tüm ülkeler Birleşmiş Milletler Çevre programı kararı ile bu iki Caulerpa türü için bilimsel ve yönetimsel tedbirler konusunda ortak çalışmalar yapmaktadırlar.            Erişte (Posidonia oceanica ) dünya üzerinde yalnız Akdeniz çevresindeki ülkelerin kıyılarında bulunan ve denizin 30 - 40 m derinliğine kadar olan yerlerinde yayılış gösteren çiçekli bir bitkidir (su yosunu değildir!).               


Bu konu 1112 kez izlenmiştir