where to go in bodrum
HAKKIMIZDA BODRUMDA NEREYE GİDİLİR BODRUM OTELLERİ BODRUM MÜZESİ DERGİLERİMİZE REKLAM VERİN İLETİŞİM ANA SAYFA
Bodrumlife Sayı 21 Ekim 2011 Tüm Yazı ve Haberler
Bodrum'a Bir, bir­bu­çuk Sa­at Me­sa­fe­de­ Önem­li Tarihi Yerler
Türkiye'nin 2012 Destinasyon Stratejisi ve Türk-Yunan Turizmdeki İlişkileri
Bodrum Kilisesi Yeniden Yapılacak
Bodrum yarımadasında sonbahar
Mandalina, şžeftali, Kavun, Karpuz şžimdi kurultulmuş meyvelerden yapıln atıştırmalıklar harika
Orda Rodos var Uzakta..
İsveç sürgününün ardından Bodrum'un güneşine sığınan bir dünya şairi Özkan Mert
Yaşamını Turgutreis'te sürdüren Osman Necmi Gürmen ile bir söyleşi
Deniz mevsimi bitti. şžimdi kırlara açılma zamanı... Farilya Çiftliği
Limoon Cafe & Restaurant Lezzetleriyle Lonely Planet'in sayfaları arasına girmeyi başardı
Mavi Yol Dedikleri
Bodrum Ahşap Tekneler Yarışı'nın 23.sü Gerçekleşiyor
Bodrum yarımadasında sonbahar

Yazar: Prof. Dr. Ertan Tuzlacı
Bu Yazı Bodrumlife Sayı 21 Ekim 2011 tarihli dergide yayınlanmıştır.

Bodrum
yarımadasında
sonbahar

Prof.Dr. Ertan Tuzlacı’nın
“Bodrum’da Bitkiler ve Yaşam”
kitabından alıntıdır.
Fotoğraflar:â??Bodrumlife arşivi.

Bana göre Bodrum’da bitkilerin renkli yaşamı sonbaharda başlar. Yazın sıcaklarının ardından
doğanın yeniden canlandığı bir mevsimdir. Bütün bir yıl içinde bir tek o mevsimde çiçek açan bitkiler
görülmeye başlar. Bunlar doğada yeni bir uyanışın başladığını simgeleyen, öncü bitkilerdir.

Yaz bitmiş, Bodrumluların sarı yaz dedikleri dönem başlamıştır. O sırada ortamda çok az çiçekli bitki görülebilir. Bunlardan bazıları akşamdan kalma gibi yazdan kalma, çiçeklerini geç açabilmiş bitki türleridir. Kara ot (Inula Viscosa) bunlardan biridir. Yazın yapraklı halde uzun süre görülebilen bu bitkiler sonbahar geldiğinde çok sayıda top top, kokulu, sarıçiçekler açarlar. Ortamı renklendiren az sayıda bitkiden biridir.   

Bu dönemde özellikle ilk yağmurlardan sonra bazı bitkiler mevsimini şaşırıp (Bodrum şaşırtıcı bir yerdir!) aynı yıl ikinci kez, yeniden çiçek açarlar. Bunlar aynı zamanda çiçek açmaya doyamayan bitkilerdir.  

Sonbahar çoğunlukla toprak altında soğanı olan veya yumrusu olan bitkilerin çiçek açma dönemidir. Bunlar suya fazla gereksinim duymadan zamanı geldiğinde çiçeklerini açarlar ve ortama her biri kendi rengini ve güzelliğini katarlar. Bunlar arasında Scilla automnalis küçük mavi çiçekleriyle, deli nergis (Narcissus serotinus) beyaz kokulu çiçekleriyle yerlerini alırlar. Öbek öbek sarı çiçekler açan sarı çiğdem (Sternbergia lutea) doğaya ayrı bir güzellik katar. Sanki yere bırakılmış bir demet çiçek gibi dururlar. Diğerleri gibi bütün yıl bekledikten sonra toprak altında patatese benzeyen büyük yumrusundan, çok sayıda pembe çiçekler veren pekmez çiçeği (Cyclamen hederifolium) yöreye ayrı bir renk katar. Bu tür alçak kesimlerde yetişir. Gene bu mevsimde çiçek açan Cyclamen graecum ise yörenin yüksek ve ormanlık alanlarını süsler. Bu bitkinin yapraklarının desenleri ayrı bir güzelliktedir.

Bu mevsimde çiçek açanların çoğu otsu bitkilerdir. Piren (Erica manupuliflora) ise yörenin yaygın çalı bitkilerinden biri olup pembe çiçekleriyle daha çok dağlık yamaçlara renk verir. Bal arılarının bu mevsimde en gözde çiçekleridir.

Sonbaharda uzauza (Colchicum balansae) yapraksız halde pembe, beyaz çiçekler açarak yerleri süsler. Bu bitkinin yaprakları daha sonra ilkbaharda toprak yüzeylerinde iyice belirginleşir ve meyveleri de o zaman gelişir.

Sarı yaz bitip yağmurlar başladığında ortam daha da şenlenir. Çevreyi çimenler kaplar ve doğanın sarısı yeşile dönüşür. İlkbaharda çiçek açacak olan birçok bitkinin ilk yaprakları toprak yüzeyinde görülmeye başlar, genç sürgünleri belirir. Ferula communis (körek) bunlardan biridir. Büyük, çok parçalı dip yapraklarının oluşturduğu kümeler yörenin çeşitli yerlerinde geniş topluluklar halinde dikkat çeker. Sonbaharın yağmurdan sonraki dönemlerinde bu yaprakların dip kısmında yöre halkının çok sevdiği bir mantar olan körek mantarı (Pleurotus eryngii) yetişir.

Sonbahar narenciye (mandalina, portakal, limon, pomelon, greyfurt, bergamot, turunç) bahçelerinin en güzel zamanıdır. Bodrum’un çeşitli yörelerinde geniş alanlar kaplayan bu bahçeler özellikle meyvelerinin olgunlaşmaya başladığı, sarı ve turuncuya dönüştüğü bu günlerde ayrı bir güzelliğe kavuşur.  

Sonbahar, ağaçlardan silkelenerek toplanan bademlerin (payamların) kırılma mevsimidir. Kırılan bademlerin içleri ayrıldıktan sonra kalan kabukları ve çam kozalakları toplanıp soğuk havalarda yakmak için biriktirilir. Özellikle badem kabuklarının bu şekilde kullanılması yörede her şeyin değerlendirilişine iyi bir örnektir. Bu aynı zamanda yörede yoksul insanlara yakacak yardımı gibi algılanırdı. Parayla kırdıkları bademlerin kabukları onlara yakmaları için verilirdi.

Sonbahar hem yeni çiçeklerin görüldüğü hem de bazı bitkilerin meyvelerinin olgunlaştığı bir dönemdir. Çöğür armudu (Pyrus amygdaliformis) bunlardan biridir. Meyveler bu mevsimde bir kısım yapraklar döküldüğü için ağaç üzerinde daha belirgin hale gelirler. Bu meyveler toplanıp birkaç gün bekletildikten sonra yenir. Bekletilme esnasında meyvenin iç dokusu yumuşar ve tatlılaşır.

Bu dönemde (özellikle eski yıllarda) palamut ağaçlarının (Quercus ithaburensis) meyveleri uzun sopalarla silkelenip toplanır ve satılarak yörede ticari gelir elde edilirdi. Yöre insanının bir zamanlar kısıtlı gelir kaynaklarından birini oluştururdu. Ayrıca meyveler mangalda kor üzerinde veya kızgın kül içinde kebap edip yenirdi.

Melengeç (Pistacia atlantica, P.terebinthus) meyveleri (çetimek) sonbaharda iyice olgunlaşmış hale gelir ve koyu yeşil (mavimsi yeşil) renk alır. Bunlar toplanır taze olarak yenir veya kışın yemek üzere bez torbalarda saklanır. Bu meyveler havanda kuru incir ile birlikte dövülüp özellikle eskiden kış aylarında akşamları yemekten sonra tatlı yerine yenirdi. Antep fıstığı lezzetinde, hoş kokulu bir incir tatlısı olurdu.

Yörenin yaz kış yeşil en güzel ağaçlarından biri harnup ağaçları (Ceratonia siliqua, bilinen adıyla keçiboynuzu) da meyvelerini sonbaharda tam olarak olgunlaştırır. Önce yeşil ve çok buruk lezzeti olan bu meyveler daha sonra kahverengi olur ve çok tatlılaşır. Bodrum yöresinin besin kaynaklarından birisidir ve aynı zamanda yöre dışına da satılarak gelir elde edilir.

Sonbaharın sonlarına doğru kırmızı, çileğe benzeyen meyveleri ile göze çarpan çilek ağacı (Arbutus unedo, bilinen adıyla kocayemiş) yörenin bazı yerlerinde bulunur. Yaka köyünün batısında çok bulunduğundan bu tepeye yörede Çilek Tepesi denilmiştir. Meyveleri olgunlaşma döneminde yörede toplanıp yenen bitkilerden biridir. Bu dönemde meyvelerle birlikte bitki üzerinde yeni açan çiçekler de bulunur ve bunlar gelecek yılın meyvelerini verecek olan çiçeklerdir.

Sonbaharda Bodrum’un doğusundaki yörelerde çok güzel kokulu avdella (Ranunculus bullatus) topluluklar halinde, sarıçiçekler açar. Kokusu frezya -Bodrumluların deyişiyle fransuva- bitkisinin kokusuna benzer. Ranunculus cinsinin sonbaharda çiçek açan tek türüdür. Ayrıca kışın başlarında da çiçek vermeyi sürdürür. Avrupa’da ve Ege adalarında yayılışı bulunan bu bitkinin yurdumuzda tam olarak bulunduğu yer Bodrum’da saptanmıştır. Bununla birlikte Bodrum’daki yetişme alanları yakın gelecekte yapılaşma olabilecek yerlerdir (Bodrum – İçmeler arası ve Kızılağaç köyünün sahile yakın kısmı). Bu nedenle bitki bu yörede yok olma tehlikesi altındadır.

Sonbahar sonlarından itibaren Bodrumlular yeni yeşeren ve filiz veren bazı otları toplayıp yemek (ekşileme, sütleme, yahni, börek, kavurma) ve salata yaparlar. Yıl boyunca yöredeki çeşitli bitkiler bu amaçla toplanır (yazın daha azdır) ve ayrıca pazarlarda satılır.  


Bu konu 1243 kez izlenmiştir