where to go in bodrum
HAKKIMIZDA BODRUMDA NEREYE GİDİLİR BODRUM OTELLERİ BODRUM MÜZESİ DERGİLERİMİZE REKLAM VERİN İLETİŞİM ANA SAYFA
Bodrumlife Sayı 20 Ağustos 2011 Tüm Yazı ve Haberler
Çimentepe Restaurant Yalıkavak'ta Balık Restaurantı
Müfit Karzek ve Engin Dalyancı'nın 'Duet' isimli sergisi Havana Beach Club'te
Bodrum Gece Hayatının yeni buluşma noktası The Primetime
O.Gönenc'in kitabı Bodrum'da Yeniden yeni baskısıyla satışa çıktı
Uluslarası Bodrum Tango Festivali'nin İkincisi bu yıl 21-31 Temmuz tarihleri arasında düzenleniyor.
Bodrum'un yanıbaşında bir vaha Dereköy
Cemil İpekçi Moda ve Tasarım Atölyesi Açıldı
'Herşey Dahil' Bodrum'lu turizmci Alpaslan Işık'ın otelcilik anıları kitaplaştı
Ressam Yusuf Tarım Kuyum Tasarımcısı Cem Özakman ikilisinin yeni mekanı No:107
Begonvil
Sina Hotel Torba
Farilya Çiftliği, Gündoğan'da ormanlar, yeşillikler içine gizlenmiş keşfedilmeyi bekliyor.
Grand Yazıcı Bodrum Hotel & Spa
Festivaller Devam Ediyor
Bodrum'un yanıbaşında bir vaha Dereköy


Bu Yazı Bodrumlife Sayı 20 Ağustos 2011 tarihli dergide yayınlanmıştır.

Bodrum’un yanıbaşında bir vaha
Dereköy

Köylüsüyle, entelektüeliyle, sanatçısıyla birarada
Bodrum’dan 8 km uzakta köy yaşamı

Doğanın her yıl biraz daha kaybolduğu ve çarpık yapılaşmaya teslim olduğu Bodrumda olduğu gibi kalmaya direnen ve başkaldıran yemyeşil bir köy var.
O köy son dönemde entelektüel kesimin kendisini doğanın kucağına teslim ettiği doğa ile bütünleştiği bir köy. 312 haneli 1000 kişilik nüfusu renkli kişilikleri ve tanınmış simaları ile orası Dereköy. O köy artık hepimizin köyü çünkü bakir kalabilen tek kaçış noktası.  Bundan sonra titizlikle ve sevgi ile korunması gereken bir köy.

Köy halkının toprağı arazisi çok kıymetli ve çok zor durumda kalmadıkça satmaya asla yanaşmıyorlar. Zor durumda olup satanlar ise yanlış kişiye arazi satışı yapmalarından dolayı köy halkı olur olmaz kişilerin yerleşmesinden çok rahatsızlar. Bu kişileri pek köy Yerinde göremiyorsunuz zaten köy halkı ile fazla alışve-rişleri de olmuyor. Köyün bağrına bastığı insan sayısı az ama tam.
Son bir kaç yıldır köyde bazı arazi avcıları ve bu arazi avcıları ile birlik olup köyde olmayacak işlere soyunan firma sahiplerine karşılık Dereköy’de, Dereköy Doğa Sevenler Derneği  (DOSEV) kuruldu. Dernek henüz çok yeni olmasına karşı kiminle nasıl savaşılacağını bilerek yola çıktı ve Mavi Yol ile birlikte dayanışma içinde çalışmaya başladı. Köyde faaliyet göster-meye başlayarak köye zarar veren firmaları yetkili mercilerin de onayı ile kapattırmaya başladı. Sevindirici bu çalışmalara ek olarak yenilerde köy kadınlarının yetenekleri doğrultusunda iş sahibi olmalarını sağlayacak ilk adım atıldı. Köyün iş bilir kadınları on iki ay boyunca hizmet verebilecekleri standlarda  kendi ürünlerini yolu Dereköy’den geçen ve Dereköy’ü merak ederek gezmeye geleceklere pazarlayacaklar.
Köyde yetiştirilen organik tüm ürünler, ekmek ve el sanatları çalışmaları şimdiden alıcı bulmaya başladı bile.  Aynı zamanda başka şehirlerden ve ülkelerden bu köye yerleşmiş olan sanatçılar tarafından üretilmiş çeşitli ürünlerin bulunduğu atölyelerde de tezgahlar durmadan çalışıyor ve meraklılarına satılmak üzere sergileniyor.  

Atölye Tonzos: Istanbullu sanatçının atölyesinde  Bedri Rahmi Eyüpoğlu Yazmaları  ve Yazma Kursu Atölyesi, son iki senedir faaliyet gösteriyor
(Görülmeye değer çeşitli desen renk ve boyutlarda yazmalar, anforalar, bahçe eşyaları, saksı ve köy eskisi eşyalar.  Tunca Saner, İletişim: 0533 236 39 440533 236 39 44


Ruhiefza Verdön: Istanbullu Ünlü Minyatür sanatçısı, aynı zamanda Turgutreis Hayvan Hakları Derneği gönüllüsü, Dereköy Doğa Sevenler Derneğinin bel kemiği olarak ta görev yapıyor. Çok yönlü bir insan ve güzel kalbi ile herkese yardım etmeye çalışan bir melek.
İletişim :0532 483 34 720532 483 34 72

AlpÖzen, Collectibles: Her tür eski ve antika köy ve deniz eskilerini bulabileceğiniz, sadece Dereköy ün değil Bod-rum Yarımadasının da en değişik binası, gezilmesi mutlak bir müze..  

Su Kabak :  Dereköylü, uzun yıllar önce su kabağı yetiştiricisi olarak başlamışlar bu işe, son senelerde asma su kabağından lâmbalar ve çeşitli hediyelik eşya üretiyorlar, diğer dükkânları  Bodrum garaj üstünde. Hasan Ayhan, İletişim: 0543 636 20 280543 636 20 28

Le Kabbak : Bir çoğumuzun yakından tanıdığı bir marka... 19 yıl  önce Gümüşlükte başlamışlar su kabağı ile ilgilenmeye ve son 9 yıldır Dereköy de çalışmalarını devam ettiriyorlar.Su kabağından asma lambalar, natürel ev takıları, otantik ve görülmeye değer ürünler üretiliyor. Diğer dükkanlar Türkbükü, Oasis Alışveriş Merkezi ve Ortakent sahilde stand olarak faaliyet gösteriyor.
şžakir Özgül   -  İletişim : 0536 655 99 700536 655 99 70  

Atölye Mısra : Amerika kökenli sanatçı son sekiz senedir Dereköy de yaşıyor ve burada köy halkı ile içiçe olmaktan mutlu.  Tamamı el yapımı ürünler, Magnet, Kolye, Yüzük, şžişeler, Aynalar,
Herbert Fawn, İletişim: 0532 681 98 130532 681 98 13

Po Art & Design Studio : Istanbullu sanatçı son 6 senedir Dereköy de yaşıyor ve doğa ile iç içe olmaktan mutlu. Kişiye özel tasarımlar, deri üzerine re-simler, eski pencere çerçevelerinden aynalar. Eser Batbay,
İletişim: 0536 542 42 420536 542 42 42   

Kenan Yavaş: Dereköylü marangoz. İsteğe özel mobilya üretiyor.  İletişim: 0532 291 18 120532 291 18 12        

Köyün renkli simaları

Muhtar Hüseyin Can:  Son iki seçimde üst üste muhtar seçilen Hüseyin Can, Dereköylü ve bir öğretmen emeklisi. Köyün her santimetre karesi ondan soruluyor. Köy halkı muhtarlarına güvenle sırtını dayamış onun onayı olmadan hiç bir şey yapılmıyor, O da görevini hakkı ile yapıyor.
şžefika Cebeci: Hiç şüphesiz köyün en renkli kişiliklerinden birisi o. 70 yaşından sonra okuma yazma öğrenen ve son üç senedir de bilgisayar kullanmaya başlayan şžefika Hanım köye İstanbul’dan gelip yerleşenlerden, şimdilerde 78 yaşında ve gençlere taş çıkarttıran cins-ten. Tek isteği biyografisinin kitap haline getirilmesi, kitabını yazması için editör bulmuş bile, kısa bir zaman sonra kitabını bir çok kitapevinde bulabileceğinizi şimdiden hatırlatalım.  

Mehmet Yegin: Geçmişe dayalı engin bilgisi ile köyde herkesin saygısını kazanmış  çok özel bir kişi.  75 yaşında. Kahvehane sahibi.  öyküler anlatışı ile de ünlü. Köy halkı en doğru onun sözüdür dediklerinden bizde onu dinledik..

“ Derler ki Lelegler kıyılardan içerilere doğru kıyıma başlayınca Seyit Bin Gazi Seyit Ali  komutasında savaşanlar hüsrana uğrayıp kaçmaya başlamışlar Seyit Bin Gazi Seyit Ali ise Dereköye kaçmış ve Gümüşlük’e bakan tepelerden birinde halen bulunan melengeç ağacının dibinde kendisine sığınak yapmış. Dereköy’e yerleşmiş oğulları İlyas, şžahman ve Davut’a Dereköy’ün birbirine karşılıklı bakan üç tepesinden birini vermiş. Sonraki zamanlarda köy halkı melengeç ağacını benimsemiş ve dualarını onun etrafında yapmaya başlamış ve kutsal saymışlar. Köyün 800 senelik geçmişine ortak olan bir melengeç ağacı, hala ayakta dimdik duruyor. “

O günden bugüne Dereköy çok değişmiş nice hayatlar, nice aşklar görmüş. Tıpkı Sunaay ile Mehmet in aşkı gibi…



Kavakderesi mevkii tarafından ileride bulunan Dedeler köyünde yaşarmış bu iki aşık, Mehmet’in ailesinin fakir olması Sunaay’ın ailesinin Mehmet’i istememesine sebep olmuş ve Sunaay’ı kimseye yar etmek istemediğinden o dönemdeki tek atımlık kurşunla sevdiğini iki kaya arasında at sırtında vurmuş. Sunaay oracıkta ölmüş. Rivayet odur ki Mehmet’te arkasından kendisini vurmuş. Dedeler köyü yasa boğulmuş.

Burada birbirlerine kavuşmak isteyenler daha sonra aynı yerde onların ruhlarına dua ederlermiş. Daha sonraları Sunaay’ın heykeli yapılmış, şimdilerde bu heykelin Bodrum Kale’sinde de olduğu söyleniyor.

Kavakderesi mevkiini görmelisiniz, el değmemiş cennet gibi, dere kıyısında yürüdüğünüzde bambaşka dünyaların içerisinde hissedersiniz. Hayal dünyanızın el verdiği ölçüde orada size tüm kapılar açılır. Kavakderesi’nden Yakaköy yoluna doğru uzanan yol güzergahı trekking için çok müsait ve doğa severler doğa yürüyüşlerini zaman zaman burada yapmaktadırlar.

Ege kıyılarının bitki çeşitliliğini Dereköy’de de görmek mümkün. (Alternatif şifacılara dip not kapari, hayıt, karabaş otu, sahlep ve daha nicelerinin bulunduğu bir bitki çeşitliliği var.) Köy halkının bir kısmı topladıkları ebegümeci, ısırgan otu, hardal otu, kazayağı  ile tamamen organik besleniyor. Doğal gübreyi tercih ediyorlar ve bu sayede yaşamlarının daha uzun olduğunu söylüyorlar. Bir çoğu Bodrum Yarımadası genelinde olduğu gibi limon, mandalina bergamut yetiştiricisi. Hemen her köylünün arazisinde peynir ve yoğurt yapımı için inekleri var.

Dereköy’deki genç neslin okuma yazma oranı ise diğer köylere göre yüksek. Üniversite mezunu oranı da Bodrum geneline göre yüksek.  Atatürk’e saygıları tartışılmaz. Bu aydın ve bilge köyün her bir ferdi çalışmaya odaklı, ölene kadar çalışırız ama kahve ve dedikodu keyfimizi de yaparız diyorlar. 312 haneli Dereköy’de ne ilginçtir ki üç kahvehane ve üç market bulunmakta. Köy hayvan hakları konusunda yeni yeni bilinçlenmeye başlamış ama hala daha onlar için en önemli canlı üretken olup para kazandırdıkları için tavuk ve inek. Üretken olup para kazanmanın, para sahibi olmanın çok önemli olduğunun bilinci ile okullar tatil olduğunda köyün tüm gençleri çalışmaya başlıyorlar. Bir çoğu tatil nedir bilmiyor. Tatilde haftada bir gün denize girebilirlerse çok mutlu oluyorlar. Gençler üniversiteden sonra ya Bodrum içinde ya da diğer şehirlerde çalışmaya başlıyorlar. Bazıları köyde dükkân açıp hayatına bu şekilde devam etmek istiyor.

Dereköy’e yerleşen entelektüel kesim ise Bodrum’ un içinde olup hem doğası hem de bakir kalabilmiş olmasından dolayı burada yaşamaktan mutlu. Burada oluşması muhtemel büyük bir sanat köyünün özlemi içerisinde neler yapılabilir ve nasıl gerçekleştirilebilir düşüncesi ile son bir kaç yıldır proje faaliyetindeler.

Tamamen doğa ile bütünleşen dükkanlarda sanatçılar sanatlarını icra ederken aynı zamanda workshop çalışmalarına ev sahipliği yapabilmeyi arzuluyorlar.. Atölye çalışmalarının ve satışların gerçekleşeceği bu proje için şimdiden kollar sıvanmış. Sanat köyü projesi için sponsor araştırmaları başlamış bile.

Dereköy’ü  iki sayfaya sığdırmak asla mümkün değil tabii anlatılanlar Dereköy’e adeta bir kuşbakışı yaklaşım.   Dereköy’ü yakından tanımanız için atölyeleri, hediyelik eşya dükkânları, kahvesinde öykülerini dinleyeceğiniz yaşlı köylüleri, entelektüel insanlar sizi bekliyor olacak. Buna doğa güzelliklerini de eklerseniz gününüzün hayli keyifli geçeceği kesin.


Bu konu 2849 kez izlenmiştir