where to go in bodrum
HAKKIMIZDA BODRUMDA NEREYE GİDİLİR BODRUM OTELLERİ BODRUM MÜZESİ DERGİLERİMİZE REKLAM VERİN İLETİŞİM ANA SAYFA
Bodrumlife Sayı 20 Ağustos 2011 Tüm Yazı ve Haberler
Çimentepe Restaurant Yalıkavak'ta Balık Restaurantı
Müfit Karzek ve Engin Dalyancı'nın 'Duet' isimli sergisi Havana Beach Club'te
Bodrum Gece Hayatının yeni buluşma noktası The Primetime
O.Gönenc'in kitabı Bodrum'da Yeniden yeni baskısıyla satışa çıktı
Uluslarası Bodrum Tango Festivali'nin İkincisi bu yıl 21-31 Temmuz tarihleri arasında düzenleniyor.
Bodrum'un yanıbaşında bir vaha Dereköy
Cemil İpekçi Moda ve Tasarım Atölyesi Açıldı
'Herşey Dahil' Bodrum'lu turizmci Alpaslan Işık'ın otelcilik anıları kitaplaştı
Ressam Yusuf Tarım Kuyum Tasarımcısı Cem Özakman ikilisinin yeni mekanı No:107
Begonvil
Sina Hotel Torba
Farilya Çiftliği, Gündoğan'da ormanlar, yeşillikler içine gizlenmiş keşfedilmeyi bekliyor.
Grand Yazıcı Bodrum Hotel & Spa
Festivaller Devam Ediyor
Ressam Yusuf Tarım Kuyum Tasarımcısı Cem Özakman ikilisinin yeni mekanı No:107


Bu Yazı Bodrumlife Sayı 20 Ağustos 2011 tarihli dergide yayınlanmıştır.

Ressam Yusuf Tarım  &  Kuyum Tasarımcı Cem Özakman, Azmakbaşı  No:107 yi açtılar. Birçok sanatçının hayali olan bu atölye-dükkan  bundan böyle Yusuf Tarım ve Cem Özakman’ın sanat eserlerinin sergilendiği ve satışlarının yapılacağı tek yer olarak 18. Mayıs’ta, Bodrumlu sanatçı ve sanatseverlerin de katılımı ile açıldı.

Güzel yürekli iki sanatçı birlik olup farklı olmak adına ucuz ve taklit ürünlerin satıldığı ve fazlası ile rağbet gördüğü  Barlar Sokağı’nda olmayı da farklılık olarak görüyorlar.
Ruhsal yolculuklarının eserlerine yansıdığı ve sadeliğin göz doldurduğu atölyelerinde
her bir tuvalin başka bir algı kapısına açıldığı, her bir tasarımın kişiye özgü
duruşu ile bir çok öykünün konusundan
ortaya çıktığı bu eski taş binada sergilenen eserlerin hangi birini daha çok sevdim bilemedim. Hepsini alıp götürsem, her birini ayrı öykülerle süslesem, mutluluğun en yalın halidir herhalde.

Aslen Rizeli olan Yusuf Tarım’ın  bugüne kadar 15 kişisel, 21 karma resim sergisi gerçekleşmiş. 4 ödülü olan sanatçının yurtiçi ve yurtdışı kolleksiyonlarında da bir çok resmi  bulunmakta. 1990 Manisa Bağbozumu Resim Yarışması birincilik ve ikincilik, 2008 İzmir Ege Üniversitesi 5.Uluslararası Resim Yarışması ikincilik, 2009 İzmir Çanakkale Deniz Zaferi Resim Yarışması üçüncülük gibi ödülleri var.
Tual üzerine akrilik olarak çalıştığı Bodrum evlerine ait  olağanüstü güzellikteki  “Kapı” serisi Bodrum ‘un eski, yeni, otantik ve sıradışı evlerinin kapılarının resmedilmesi .

BL:  Yusuf Bey, neden “Kapı” ? sizce neyi ifade ediyor ? Algı kapıları olarak düşünebilirmiyiz çalışmalarınızı ?
YT: “Kapı” tek başına kelime olarak anlam yüklü. Nostaljik-teknolojiye karşı duruş-kapının ardındaki yaşam izleyicinin algısına bırakılmıştır. Sanatçı olarak benim içe dönük kişiliğimle örtüşmektedir. Kapının ardındaki yaşam izleyicinin hayal gücüne bırakılmıştır.

BL: Soyut resimleriniz de en az “Kapı” re-simleriniz kadar güzel olduğunu biliyoruz,
YT: Evet soyut çalışmalarımı ben de sevi-yorum 2011 yılı ekim ayında İstanbul'da CEF Sanat galerisinde soyut çalışmalarımı içeren bir sergi açacağım. Soyut çalışmalar benimle değil izleyicinin algısıyla ilgili olduğundan daha farklı bir tadı oluyor .

BL: Bodrumlu bir sanatçı olarak sizce ciddi anlamda bir resim yapan enflasyonu varmı Bodrumda? Bu işe uzun yıllarını vermiş tanınmış bir ressam olarak  bu konuda ne düşünüyorsunuz ?
YT: Sadece yapılan çalışmaları takip ediyorum, ama yeterli bulmuyorum .

BL: Neden konu ya da konsept sıkıntısı var neden sürekli bir fasit daire içerisinde herkes ? Kopyacılık ve buna bağlı bir ben merkezcilik’te var. Neler oluyor veya neden oluyor sizce ?
YT: Nedenini bilemem, sadece söyleyebileceğim bu tarz bir düşünce hiç bir sanatçı arkadaşımı üretime ve yaratıcılığa yöneltmediği gibi ticari anlamda da kısır döngüde bırakıyor .

BL: Bodrum da sanat hangi kalite düzeyinde? Yeterli mi? Neler yapılabilir? Bodrum’u Türkiye’nin sanat merkezi haline getirilebilme olasılığı var mı? Bu kadar çok sanatçının bir arada olduğu bir yarımadanın neden hala bir sanat merkezi ve bağlı bulunduğu tek bir dernek yok?
YT: Tek bir cümle ile özetlemek isterim, memleketin genel durumu sanata bakışıyla ilgili bireysel tavır herşeyden önemli hale gelmiştir.

BL:  Hayatınızın hangi evresi en mutlu olduğunuz  zaman ve resim yaparken transa geçtiğinizi  düşünüyormusunuz, başka dünyalarda gezinmek nasıl bir duygu?
YT: Hayatımın en önemli evresi, bu memlekette sadece resim yaparak yaşamaya karar verdiğim andır. R esim yaptığım zamanlar “üretim” en güzel zamandır.


Yusuf Tarım, Yusuf Tarım’a sordu.
-Bir gün bu memlekette sanata gereken değer verilecekmi?
-Biliyorum ki dünyada tek gerçek ve kalıcılık “sanat ve spor”dur. Bu dünyadaki teknolojinin hızına karşı kalıcılık sanat ve sporla olacaktır.


-Aslen Bodrumlu olan Cem Özakman, kesinlikle diyerek Leleg olması ile övünüyor .
BL: Ne zaman kuyum tasarımı işine girdiniz nasıl oluştu ?
CÖ: Kuyum işine yönelmem 14 yaşında başladı. Elsanatlarına eğilimim kuvvetli olunca bu konudaki taleplerim doğrultusunda o zamanın ÇERÇİ'sinden teklif gelmesiylebaşladım kuyum işine. 12 yıl birlikte çalıştım ve birçok ustayla mesleği paylaştım. Hayatımı yönlendiren en önemli ekoldür...

BL: Tasarımlarınızın oluşumunda size neler ilham veriyor .
CÖ: Tasarımlarımın kaynağı sınırsız doğa, hayat, mistisizim, kültürler, gelenekler, tarih ... Yani herşey ve hiçbirşey...

BL: Bodrum daki konu ve konsept sıkıntısına siz nasıl bakıyorsunuz neden hep aynı ürünleri ve aynı konulardaki çalışmaları görüyoruz? Bu kadar tekrar Bodrum’un gerçek sanatçılarında
eksiltme yaratırmı?
CÖ: Bodrum gerçekten kısır bir yer, eğer özel bir çaba harcamazsanız tekrara mahkûmsunuz. Sürekli araştırmak, dinlemek, gözlem yapmak, trend yaratmak ve sıksık buradan uzaklaşıp diğerlerini ve onların gözünden yeni trendleri takip etmek zorundasınız. Yenilik ve kaliteyi insanlara da ezberletmeniz gerekir. Sanat ve teknoloji güncel olanıyla her an yaşanmalı...
Tabii ki Bodrum’da eksiltme yaratmasada bir artı vermez, yıllardır turizmde sürekli kan kaybeden Bodrum’un sıkıntısı bu değil midir? Bodrum tasarlamıyor ve tasarlanmıyor ...

BL: Diğer ülkelerden talepler oldu mu ürünlerinize? Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
CÖ: Italyan “Marina Danova Galerisi”ne çalışmalarım oluyor, Amerika ve başka ülkelere de çalışmalarım oldu. Talep gelince tabiiki olumlu bakıyorum.

BL: Butik çalışıyorsunuz, seri üretim talebi gelse yaklaşımınız ne olur
CÖ: Seri üretim yapmam çok zor, butik ürünlerden daha doğrusu varalondan talep gelirse sıkıntı çekmem.â??Beğenilen ürünlerde seri üretim zaten yapısı gereği olamıyor. Her sezon yeni bir  konsept uyguluyorum ve ancak yetişebiliyorum. Tekliflere açık olduğumu da belirtmek isterim.

Cem Özakman, Cem Özakman ‘a sordu
-Böyle bir atölyeyi neden Barlar Sokağında açtık ?
-Herşeyin taklit ve tekrardan ibaret olduğu Barlar Sokağı’nda, kaliteli,  Bodrum'a has ve elde üretilmiş herşeyiyle bize ait “tasarım ürünler” sunmak istedik . Başarmak tek temennimiz, dola-yısıyla desteğe çok ihtiyacımız var.

İki sanatçımıza konuğumuz oldukları için teşekkür ediyoruz


“Sanat taklidin bittiği yerde başlar” Oscar Wilde


Bu konu 1989 kez izlenmiştir