where to go in bodrum
HAKKIMIZDA BODRUMDA NEREYE GİDİLİR BODRUM OTELLERİ BODRUM MÜZESİ DERGİLERİMİZE REKLAM VERİN İLETİŞİM ANA SAYFA
Bodrumlife Sayı 18 Temmuz 2010 Tüm Yazı ve Haberler
Reana Restaurant - Gündoğan
Bitez'den Büşra Velioğlu'ndan Mutlu Tasarımlar
Ali Koçak 'Al'ın Rüyası' isimli sergisinde kırmızı tonları adeta konuşturuyor
Geleneksel Sanatlarımız Dibeklihan'da Sergilendi
Bodrum'da Yemekler Tez Pişer
Bodrum Yemeği
Enver Çamdal'ın Cam Tasarımları
Dibeklihan aynı gün 4 sergi birden açarak kendi rekorlarını kırmaya devam ediyor...
Adasofra'da yemekten sonra Jazz
14 Ağustos'ta başlayacak 8. Bodrum Uluslararası Bale Festivali Thedorakis'in ünlü 'Zorba, the Greek' adlı eseriyle sona erecek.
Günübirlik keşfedebileceğiniz Bodrum'a çok yakın yeryüzü cennetleri 'Kos, Rhodos, Datça, Kleopatra Adası'
Biz bir saz biliriz bir de caz
D-Marin Klasik Müzik Festivali D-Marin Marina'da 19 Temmuz'da başlıyor.
Bodrum Yemeği
Bodrum Yemeği

Yazar: Işıl Yalçıner
Bu Yazı Bodrumlife Sayı 18 Temmuz 2010 tarihli dergide yayınlanmıştır.


Bodrum
Yemeği

Çocukluğumda hiç yemediğim sebzeler arasındaydı pırasa ve kereviz.

Pırasanın kereviz ve nohutla bu şekilde pişirilme şeklini yaklaşık yirmi yıl önce kendisi Milaslı olan yazlık komşumuz Gönül Ablada görmüştüm. Annem, çocukluğumuzda bu sebzeleri genellikle ayrı ayrı pişirdiğinden Bodrum'a ilk gittiğimiz yıllarda pazarda pırasa demetlerinin yanında bir baş da kereviz satılmasını o zamana kadar bir türlü anlamlandıramamış, ne alakası var ki diye düşünüp durmuştum. Ta ki Gönül ablanın verdiği bir tabakta bu yemeği görene kadar. Yediğimizde de sadece ben değil bütün ev halkı olarak hepimiz çok sevmiştik. Ondan sonra sadece Bodrum'da değil İstanbul'da da ne zaman böyle körpe köy pırasası bulsam bu yemek düşer aklıma.
Geçenlerde Kartal'da yeni açılan organik pazarı gezerken tazecik köy pırasalarını ve Bodrum'da satılanlar gibi daha baş kısmı da küçücük bol yapraklı kerevizleri görünce hemen aldım. Tercihen kuzu etiyle pişirilen, bol ekşili, domatesli bu yemekten sonra kereviz ve pırasa aşkımın oluştuğunu sanıyorum.

Malzemeler
1) 1 kg. taze köy pırasası
2) 1 baş bol yeşillikli kereviz
3) 250 gr. kuzu veya dana kuşbaşı doğranmış et
4 )1 su bardağı haşlanmış nohut
5) 2-3 çorba kaşığı zeytinyağ
6) 1 adet limon
7) 3 adet olgun domates (ben derin dondurucumdaki doğranmış domatesleri kullandım)
8) 2 adet yemeklik doğranmış soğan

Yapılışı
1)Öncelikle kuşbaşı etler, iyice yumuşayıncaya kadar pişirilir.
2) Büyük bir tencereye iki kaşık zeytinyağ konur ve soğanlar pembeleşene kadar kavrulur.
3) Üzerine sırasıyla kerevizin sert olan sap kısımları, yıkanmış doğranmış pırasalar, kerevizin yeşil yaprakları, kerevizin etli kısmı, nohut, pişmiş et, domates, limon suyu ve tuzu ilave edilir.
4) Kaymamaya başlayana kadar harlı, sonra da orta ateşte pişmeye bırakılır. Bu yemek için domatesin suyu yeterli gelmezse pişme sırasında ara ara sıcak su ilave edilerek bütün sebzeler yumuşayıncaya kadar pişirilir.
Yapılışı çok basit ama iki sebzenin birlikte pişirilmesinden kaynaklanan koku ve lezzet muhteşem oluyor.


Sebzeleri, eti, bakliyatı ile bol vitaminli ve besleyici bu yemeği seveceğinizi umut ediyor, herkese afiyet olsun diyorum.

Yazarın Yemek Tariflerini ve diğer deneyimlerini paylaştığı Işılca Tatlar isimli blog’u internette izlenebilir.

http://isilca.blogspot.com/Biraz daha anlatmaya devam edersem benim gibi bu sebzeleri sevenlerin ağızlarının sulanacağına eminim. İstanbul'da Anadolu yakasında oturup da halen daha bu pazarı görmeyenleriniz varsa sadece bunları değil bunun gibi pek çok özel olarak yetiştirilen bu sebze ve meyvelerin tadına bakmanızı öneririm.

Sözü daha fazla uzatmadan tarife geçeyim.


Bu konu 1273 kez izlenmiştir