where to go in bodrum
HAKKIMIZDA BODRUMDA NEREYE GİDİLİR BODRUM OTELLERİ BODRUM MÜZESİ DERGİLERİMİZE REKLAM VERİN İLETİŞİM ANA SAYFA
Bodrumlife Sayı 16 Ocak 2010 Tüm Yazı ve Haberler
BodrumlifeOcak 2010 Sayı 16 İçeriği
Bodrumluları klasik müzik ile buluşturan önemli ve çalışkan bir dernek 'Karsanat'
Herodot'un hazineleri hala Bodrumluların hizmetinde...
St. Jean şžövalyeleri, Bodrum Kalesi'nin eski sakinleri ve günümüze kadar uzanan öyküleri
Yılbaşı Defilesinde Türkiye'nin ünlü mankenleri
şžarap Fıçılarıyla Sanat
Sezil Güler'den Bodrumlulara Yeni Yıl armağanı bir albüm 'Aşk Değil'
Gönenç iki yeni kitabından biri olan Egerotika ile yetişkinlere sesleniyor, daha masum öyküler ise 'Bodrum Otobüs Kızları' nda..
Tango Restaurant
Bir kralın hayali Bodrum'da yeniden hayat buldu. Gardens of Babylon
Erenler Sofrası
Öykü - Melis Üsküdarlı
Türkiye'deki 45 Güzel Sanatlar Fakültesi'nden 121 öğretim elemanının katıldığı ilk 'Büyük Buluşma' sergisini başarıyla gerçekleştirdi.
Chineese Inn'de Pekin Ördeği
Bodrum'da Tango Zamanı
Ortakent'e sanatsal kimlik kazandırmanın tam zamanı...
Bodrum içinde adeta bir Kurtarılmış Bölge. Yarbasan Taş Evleri
Bodrum'da Tango Zamanı


Bu Yazı Bodrumlife Sayı 16 Ocak 2010 tarihli dergide yayınlanmıştır.

Bodrum’un kış gecelerine Latin dansları damgasını vuruyor. Bodrumda faaliyet gösteren üç dans kulübü hem düzenledikleri gecelerle hem de çeşitli dans kurslarıyla  bulundukları ortama  renk ve eğlence katıyorlar…

Arjantin’in Tango ve Milongaları, Karayip kökenli Salsaları Bodrum gecelerinin şu günlerde en aranılan dansları… Bodrum’da yıllar önce başlayan küçük çaplı girişimler günümüzde bir çığ gibi büyümüş ve uluslararası başarılara damga vuran gruplar  bile ortaya çıkmış…

Fatih Özvezneci’nin girişimiyle kurulan Bodrum Dans Kulübü Derneği  Bodrum’da Latin danslarına dikkat çeken ilk gruplardan biri… Genç çekingen Bodrumlu genç kız ve erkeklerin ürkek adımlarla başladıkları serüven  artık meyvelerini vermeye başlamış…  Bugün adımlar daha estetik, daha güvenli ve ardında izler bırakarak yere basıyor...

Bodrum’da üç tane dans kulübü sürekli organizasyonlarla Latin danslarını canlı tutuyor. Her gece başka bir mekanda gösteriler düzenliyorlar ve yarışmalar tertipliyorlar… Uluslararası yarışmalara katılıp önemli dereceler alıyorlar…

İşte Bodrum’un gece hayatını renklendiren ve her birinin  yüzlerce hayranı ve katılımcısı olan Bodrumdaki dans kulüpleri…

Bodrumâ??Dans Kulübü Derneği

1991 yılından bu yana çalışmalarını sürdüren  Bodrum Dans Kulübü Derneği günümüzde en etkin derneklerden. Önce latin danslarıyla başlayan çalışmalar giderek tüm dans türlerini kapsayan geniş bir topluluğa dönüşmüş...

Bünyesinde kurulan yurt dışı tanıtım ekibinin çalışmaları son hızıyla devam ediyor. 40 kişiden oluşan ve kurulduğu 2007 yılından itibaren birçok Avrupa şehrinde onbinlerce kişiye Bodrum'u tanıtan grup, 84 ekibin katıldığı 2009 Avusturya Fasching (Feldkirch) Karnavalında da Avrupa 2.lik ödülü alan ilk Türk ekibi olmuştu.

Bodrum Belediyesi, Bodrum Ticaret Odası ile Esnaf ve Sanatkarlar Odasının desteği ile çalışmalarını sürdüren Yurt Dışı Tanıtım Ekibi, 2010 yılı tanıtım turnesi etkinlikleri için de hazırlıklarını tamamladı.
 
Latin Dansları:â??Çalışmalara katılanlara Salsa, Bachata, Merenque ve La Rueda dansları öğretiliyor. Haftada 2 gün (Çarşamba-Cumartesi) çalışma yapılıyor...

Bodrum Dans Kulübü yönetimi tarafından 2009-2010 döneminde yeni başlatılan bir uygulama olan haftada 2 gün Latin Dans Çalışmaları, haftada 4 gece yapılan pratik geceleri ile destekleniyor.

Bodrum Dans Kulübü 2009 - 2010 döneminde  komşu Yunan istanın geleneksel dansı SİRTAKİ’de kurslar arasına eklendi... Kurslar Semra CANAT tarafından yürütülüyor. Kurslarda Sirtaki Hassapiko, Zeybetiko ve Halay'ın figür ve kombinasyonları öğretilmekte.

CRAZY HAT PARTY gibi güncel etkinlikler ise renkli sahneler ortaya çıkarıyor.
workshop ile başlayan geceler, sürpriz hediyelerden oluşan çekilişler ile devam ediyor..

Bodrum Dans Kulübü Derneği
Dr. Mümtaz Ataman Cad. No:4  D:5  
Gsm      : 0 532 2829624
Tel         : 0 252 3165081
Fax        : 0 252 3160473
E-Mail  : fatih@bodrumdans.com


Bodrum Arjantin Tango Dans ve Spor Kulübü

2008’de kurulup  Kulüp tescili yapılan Bodrum Arjantin Tango Dans ve Spor Kulübünün  dernek başkanı ve kurucularından olan Gül Özbilecikli, uzun yıllar ferdi olarak Arjantin Tango derslerini verdikten sonra kurumsallaşmak kararı alarak  derneği meydana  çıkarmış...
Dernek ; Türkiye’de Arjantin Tango ve tüm dans sporlarını sevdirmek, gelişimini sağlamak, sporcu yetiştirmek amacı ile çalışmalar yapmak, dans ve spor faaliyetleri tertip etmek, tertip edilen yarışmalara katılmak ve sanatsal aktivitelerde bulunmak amacı ile kurulmuş.
Dernek Bodrum’da yaklaşık 9 yıldır Arjantin Tango Dersi veriyor.. “Katılımın her geçen gün hızla arttığını görmek beni çok mutlu ediyor.. Çünkü artık Bodrum’da “Arjantin Tango yapmak” yeni bir sosyal aktivite olarak kabul gördü. Daha ne isteyebilirim ki.. 1 yaşını henüz dolduran
kulübümüz ve tüm ekibimiz Bodrum’da Arjantin Tango’nun gelişimi için üze-rimize düşenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz... Tango öğrenmenin yaşı yoktur. Çocuk sınıflarımız da başladı. 7’den 77’ye herkesin yapabileceği bir dans olan Arjantin Tango aynı zamanda “duyguların dansı” olarak da bilinir.” diyen Dernek Başkanı Gül Özbilecikli â??Bodrumdaki gelişmelerden hayli umutlu...

Bodrum Arjantin
Tango Dans ve Spor Kulübü
GSM: 0533 2913796
e-mail: tangobodrum@yahoo.com
Facebook : Gül Tango Bodrum


Tango bir
genelev
sürüngeniydi

(HÜRRİYET : 17.01.2004)

Arjantinli yazar Jorge Luis Borges'in yazdığı ‘‘Tangonun Tarihçesi’’ adlı yazı, üç aylık sanat dergisi P'nin son sayısında yayımlandı. P Dergisi, bu sayısını ‘‘Dans ve Sanat’’ temasına ayırmış.
Borges'in tangoyla ilgili yazısına, yüz yıl önce Arjantin'de yapılan çeşitli tango afişleri eşlik ediyor. Ünlü yazar, 1929'da Evaristo Carriega adlı genç yaşta ölmüş bir şairin yaşam öyküsünü yazmaya karar veriyor. Ancak kitabı yazarken, Carriega'nın hayatından çok, onun dönemindeki Arjantin'le, özellikle de tangoyla ilgilenmeye başlıyor. Yirmi beş yıl sonra kitabın ikinci basımına Tangonun Tarihçesi adlı bir bölüm ekliyor. Bu yazıda, tangonun Buenos Aires'in gecekondu mahallelerinde değil, genelevlerinde ortaya çıktığını söylüyor. Borges'e göre tango, hem şehvet, hem de müthiş bir şiddetle dolu.
...Danıştığım kimselerin hepsi tangonun kökeninin genelevler olduğunda birleşiyordu. (Aynı görüş birliği tangonun doğuş tarihi için de geçerli; 1880'le 1890 arası.) Üstelik ilk tango orkestralarını oluşturan çalgıların (piyano, flüt, keman, daha sonraları bandoneon) yüksek maliyeti de bu tanıklığı doğruluyor. Bu da tangonun varoşlarda doğmamış olduğuna bir başka kanıt; kenar mahallelerde gitarın altı telinin yeterli olduğu herkesin bildiği bir gerçektir. Bu savı doğrulayan başka kanıtlar da var: Tangonun şehvet uyandıran figürleri, tango adlarının (El choclo-maval, El fierrazo-çelik darbesi) çağrıştırdıkları, çocukluğumda Palermo'da, yıllar sonra da Chacarita ve Boedo'da gördüklerim (kadınlar edepsiz buldukları bu dansa rağbet etmedikleri için erkeklerin sokak köşelerinde erkek erkeğe dans etmeleri).
BELA ARAYAN TANGO
Lugones (El Payador'da) tangoyu aşağılayıcı bir açıksözlülükle ‘‘şu genelev sürüngeni’’ diye tanımlar. Kuzey mahallesi tangoyu (o günlerde Paris'te çoktan temize çıktığı halde) sokaktan alıp evlere kabul ettirmek için uzun yıllar beklemek zorunda kaldı; hálá da tam başarılı olduğu söylenebilir mi, bilemiyorum. Eskiden tango şeytansı bir orjiydi, şimdilerde bir yürüme şekli oldu.
Tangonun cinsel niteliği birçoklarınca dile getirilmiştir, içerdiği şiddet içinse aynı şey söylenemez. Her iki niteliğin de aynı itkinin farklı şekilleri olduğu doğru. Erkek sözcüğü, bildiğim bütün dillerde cinsel gücü ve savaşçılığı simgeler; Latince'de ‘‘cesaret’’ anlamına gelen virtus sözcüğü de ‘‘vir’’, yani ‘‘erkek’’ten türemiştir. Kipling'in ‘‘Kim’’ adlı romanında bir Afgan, iki eylemin özünde aynı olduğunu vurgulamak istercesine şöyle der: ‘‘On beş yaşımda erkeğimi öldürdüm ve erkeğimi yarattım.’’
TANGO SÖZLERİNDE NE DENİYORDU?
İlk tangoların çoğunda söz yoktu, olanlardaysa sözler doğaçlama ve açık saçıktı. Kimi tango sözlerinde kırsal yaşam ağır basıyordu, çünkü kompozitörler halkın hoşlanacağı konular arıyordu ve o zamanlar kötü yaşam koşulları ve varoşlar şiirsel addedilmiyordu. Sonraki tangolar kimi Fransız natüralist romanlarında ya da Horgart'ın gravürlerinde olduğu gibi, yaşamın birbiri ardına gelen talihsizliklerini anlatmaya başladılar: ‘‘Sonra metresi oldun / yaşlı bir eczacının / daha sonra da komiserin oğlu / soluğunu kesti.’’ Daha sonra biraz da eskiye özlemle, yoksul ve kavgacı mahallelerin nasıl yola geldiğini anlattılar. İlk zamanlardan itibaren kaçak aşıklar ve duygusallıklar üzerine çok kalem oynatıldı: ‘‘Hatırlıyor musun / bir şapka giymiştin / ve o deri kemeri takmıştın / öteki karıdan arakladığım.’’ Yakınmacı ve suçlayıcı tangolar, nefret tangoları, alay ya da hınç yüklü tangolar yazıldı; çoğu yazıya dökülmedi, birçoğu da belleklerden silinip gitti.


el tango es un
pensamiento triste que se
baila
"tango, onunla dans edilen hüzünlü bir düşüncedir"

Tango: ne söylenirse söylensin tamamlanamayacak bir tutku. bir hastalık. yaşam biçimi. ağlayan, coşkulu, neşeli, hüzünlü namelerde iki bedenin birbirini kovalayan, tamamlayan,takip eden devinimi. Bir aşk. Yokluğunda acı çekmek. Bir sığınak.


Tango deyince ülkemizde iki çarpıcı isim aklımıza gelir. Bunlardan biri Yönetmen Carlos Saura, diğeri İlk büyük etki  1992 yapımı Martin Brest’in yönettiği “Scent of a Woman” filmindeki  Tango Sahnesine Al Pacino’nun Gabrielle Anwar ile birlikte oynadıkları Tango  nedeniyle olmuştu. İkilinin
Carlos Gardel’in  Por Una Cabeza isimli tangosuyla yaptıkları dans yıllarca dillerden düşmemişti...
Carlos Saura’nın Tango (1998) (Bu sayfadaki üstteki resim) filmi’nin gösteriminden sonra yurdumuzdaki  tango tutkusu zirve yapmıştı.


Bu konu 1461 kez izlenmiştir