where to go in bodrum
HAKKIMIZDA BODRUMDA NEREYE GİDİLİR BODRUM OTELLERİ BODRUM MÜZESİ DERGİLERİMİZE REKLAM VERİN İLETİŞİM ANA SAYFA
Bodrumlife Sayı 26 Haziran 2013 Tüm Yazı ve Haberler
Bodrum'un yeni AVMâ??sı Avenue Bodrum Açılıyor
'Let's Bodrum' tanıtım patlaması...
'Rise of an Empire' filminde Halikarnassuslu I. Artemisia'yı Eva Green canlandırıyor
Ortakent'in siluetini güzelleştiren bir kule ev ...
Aya Nikola Kilisesinin duvarlarının anlatmadıkları!
Öte Dünya İnovasyonu
Bodrum'un birbirinden güzel kafeleri, cafÇ©'leri, kahvehaneleri...
Leman Kültür Cafe AzmakbaÅ?ı Bodrum
Bodrum'un birbirinden güzel kafeleri, cafÇ©'leri, kahvehaneleri...

Yazar:Necip Damar
Bu Yazı Bodrumlife Sayı 26 Haziran 2013 tarihli dergide yayınlanmıştır.

Bodrum’da kahve kültürü dediğimizde turizm öncesinin Bodrum’una şöyle bir göz atmakta yarar var. Bodrumlife dergisinde 2005 yılında yayınlanan bir yazı şöyle anlatır Bodrum kahvelerini:  “Davazlı Han, Azmakbaşı, Pisili, Gemibaşı ve Raşit'in kahvehaneleri eskiden Bodrumluların buluşma yerleriydi.


Bodrum'a yıllar önce ilk gelenler dostluğu, sıcaklığı kahvehanelerde yaşadılar. Sohbetlerin, saygının ve dostlukların kaynaştığı kahvehaneler şimdi anılarda kaldı, içilen kahvenin, çayların lezzeti damaklarda yaşar oldu. Turizm öncesi Bodrum'unda Adliye Camisi karşısında deniz kenarındaki Davazlı Hanı'nın kahvehanesi vardı. Osmanlı nostaljisini zamanımıza taşıyan, baştan başa aynalı duvarları, kadife kaplı masaları ile hiç değişmeyen ekabir takımı ve devamlı müşterileri ile ünlüydü.


Bu kahvenin bulunduğu han, 1967 yılında meydanın genişletilmesi sırasında yıkıldı. Azmakbaşı kahvelerinin müşterileri balıkçılar, süngerciler, Giritli mahallesinin denizcileriydi. Balıkçılar ağlarını kahvenin denize bakan tarafında tamir ederlerdi.

Çarşıda Pisili'nin kahvesi, şimdiki yat limanındaGemibaşı Kahvesi, iskele meydanında Raşit'in kahvesi zamanın isim yapmış kahvehaneleri olarak anılır. O zamanlarda her kahveci kahvesini kendisi kavurur, el değirmeninde ve dibekte ezerek öğütüyormuş. Cumhuriyetin ilk yıllarında Bodrum'a kahve, Yunan adalarından kaçak olarak gelirmiş. Sonraları Yenicami altındaki Hasan Fidan kahvesinin tadına herkes alışmış. Eski bir kahveci anlatır: “Milas'tan ucuz kahve buldum, beş kilo aldım. Ancak müşteriler bir yudum alınca bu kahvenin Hasan Fidan kahvesi olmadığını anladılar. Azar azar katarak kahveyi tüketinceye kadar göbeğim çatladı''.

Tabiii bu anlatılanları bugün yaşamak mümkün değil...

Bu yazıların yazıldığı dönemlerde yani 2005’lerde çevremize bakar, düşünür ve  yabancı ülkelerdeki gibi kafelerin olmayışına üzülürdük.  Ancak turizm şu altı - yedi  yıl içerisinde öylesine çabuk gelişip her dalda ciddi bir yenilenme getirdi ki yukarıdaki anlattığımız sıcak güzel anılar belleklerde kaldığı gibi etrafımızı hayal bile edemediğimiz bir kahve-kafe-café zinciri sarıverdi...

Geçtiğimiz son iki üç yılda açılan ünlü Starbucks ile yerli malı Kahve Dünyası mevcutlarla birleşince Milta Marina çevresi birdenbire  adeta cafe cennetine dönüşüverdi...  Starbucks çarşı içinde bir şube daha açtı, Kahve Dünyası Turgutreis D-Marin Marina’da yeni şubesini açtı... Bu tür firmaların piyasaya girmesiyle  etraflarında bulunan yerel işletmeler de kendilerine haliyle çeki düzen vererek yenilendiler.

Milta Marina içerisindeki Kahve Dünyası en çok rağbet görenlerden... Fakat “çay da isterim” derseniz, çay yok Kahve Dünyası mönülerinde. Dünya markası Starbucks, Neyzen Tevfik Caddesi üzerinde bilinen uluslararası “kahveler” menüsüyle hizmet verirken Kahve Dünyası’nın baş gözdesi “Türk Kahvesi”...
Marina çevresinin en eskilerinden Café Cafen, kendini Bodrumlulara kabul ettirmiş ve marinanın hemen karşısında hizmet veren en güzel kafelerden biri. Mükemmel bir kahvaltı sunuyor.  Kahveleriyle, yeni ulusal ve yabancı rakipleri kadar iddialı ...

Marinadan Bodrum merkeze doğru yürüdüğümüzde  eskiden Tepecik Cami’inin yanında yer alan salaş belediye kahvesi yenilenerek Tepecik Kahvesi adı altında ancak modern görünümüyle hizmet vermeye başladı...  Eskinin Belediye Kahvehanesi, cam bardakta çay içebileceğiniz, Türk kahvesi yudumlayabileceğiniz, üstelik düşük bir ücret ödeyeceğiniz bildiğimiz alıştığımız kahvelerden biriyken burası şimdi modern kahvelerle boy ölçüşebilme gayreti içinde gelenekselliğinden epey uzaklaştı ...

Çevredeki kafeler bu kadarla bitmiyor tabii... Marinadan sağa doğru gittiğinizde Bodrum’un güzel caddelerinden biri size de çekici gelecektir. Cafer Paşa Caddesi sürprizlerle dolu...
Hemen sağda Limoon Cafe, limon ağaçları arasındaki geniş bahçesiyle, jazz motifleriyle süslü dekoruyla, güzel müzikleriyle sizi kendine çekecek...â??Köy kahvaltısı ya da kafanızı dinleyecek bir kaç saatlik bir yer arıyorsanız Limoon Cafe tam size göre...  

Gece kapanana kadar kafe hizmeti veren Limoon aynı zamanda özel ve zengin mönüsüyle mükellef öğle ve akşam yemekleri sunuyor misafirlerine...  Bu bölgenin en kıdemlisi Pan Pan özellikle kahvaltısıyla ve fırınıyla hayli ünlü. Zengin bir kahvaltı ve evinize, eşinize, arkadaşınıza götüreceğiniz birbirinden lezzetli çay saati kurabiyeleri, börekleri, çörekleri Bodrum’un vazgeçilmezlerinden.   

Oasis AVM’de küçük şirin bir kafe, dekorasyonuyla dikkat çekiyor: Belli ki hanımların elinden çıkma bir özen ve renk cümbüşüyle Hayal Vintage Cafe sizi karşılıyor. İsmiyle benzeşen vintage ögeler arasında kahve içmek, alışveriş yaparken bir soluk almak için değişik bir ortam...  Oasis’te Hippo Cafe henüz yeni açılan ama hemen müdavimleri oluşan bir AVMâ??kahvesi...  Yeni fakat güzel bir buluşma noktası...

Bu yıl Oasis’in yanında açılan Cafe de Nargile güzel atmosferi ve özenli dekorasyonuyla kısa sürede Bodrumlular tarafından beğenilen bir mekân oldu. Siz bu yazıları okurken Cafe de Nargile’nin ikinci yeri Milta Marina’nın karşısında  köşede açılmış olacak...  Bodrum’dan çıkan yeni bir marka izlenimi yaratan Cafe de Nargile logo tasarımlarıyla, görsel malzemeleriyle de ilgi çekiyor, Grafiker Tunç Küçükaslan tarafından tasarlanan objeler Cafe de Nargile’ye ayrı bir hava katıyor.
 
Oasis’ten uzaklaşıp tekrar deniz kıyısına gittiğimizde Bodrum’un muhteşem kalesinin yanındaki  Denizciler meydanındaki Denizciler Derneği Kahvesi bölgenin en işlek kahvelerinden biri... Karşısındaki Bodrum Cafe ona keza...

Denizciler Kahvesi’nin harcıalem tavrı, fiyatlarının ucuzluğu  ve dernek havası görünümü  yanında Bodrum Cafe biraz daha özel, haliyle biraz daha farklı bir  hizmet sunuyor ama fiyatları  daha yüksek...

Deniz kıyısından tarihi Kızılhisarlı Mustafa Paşa Camii’nin yanından çarşıya (Cumhuriyet Caddesi) doğru ilerlerseniz önce Aya Nikola Kilisesi’nin  kalıntılarıyla karşılaşırsınız. Bu sayımızda bu kilise ile ilgili bir yazı bulunmakta. Okuyup burası hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.

Önceden Bodrum’a gelenler bilir; Bodrum’un en eski otellerinden biri olan Baraz Otel yanmıştı geçtiğimiz yıllarda. Belediyeye ait olan bu otel yıkıldı ve bu alan Cumhuriyet Caddesi denizle buluştu.  Burası şimdi püfür püfür esen Mahvel adında güzel bir kahve oldu...  Yeşilliği neden bu kadar gözardı ettiler bilinmez ama yine de denizle içiçe bu ferah kahvede Bodrum Kalesi’nin ve denizin güzel manzarası kaçırılmaz... Üstelik yorgunluğunuzu atacağınız güzel bir dinlenme noktası...

Bu tür yerler yerine daha otantik bir mekân arıyorsanız 1989’dan bu yana değişmeyen Moonlight Cafe, Mahvel’den hemen sonraki sokağın denizle buluştuğu yerde sizi bekler...Deniz kıyısında bir çay yudumlamanın yada soğuk biranın keyfine varılacak güzel yerlerden biri burası... Cumhuriyet Caddesi’nden devam ederseniz Azmakbaşı’na varırsınız. Burada sizi önce deniz kıyısındaki açılımıyla Cafe Del Mar ardından Cafe Peguen karşılar... Cafe Del Mar’ın modern cafe-beach konsepti, soğuk şeyler içerken eşlik eden Chill-out tarzı müzikleri  gençseniz hepsinden iyi gelecektir...
Unutmadan söyleyelim Cafe Penguen’in dondurmaları ve tatlıları hayli meşhurdur Bodrum’da. Deniz kıyısında muhteşem bir manzaraya sahip Cafe Penguen Bodrum’un en eski mekânlarından biridir...

Kumbahçe sahilinde yolun deniz tarafındaki mekânların sahilde uzantıları vardır. Gündüz denize girip, akşamüstü kafeye, ilerleyen saatlerde restorana dönüşür buraları...

Hepsi birbirinden güzel olan bu mekânlarda  dinlenip birkaç saat geçirmenin yanında dilerseniz denize de girmek dahil tüm gününüzü harcayabilirsiniz. Kumbahçe sahilinde sürpriz arıyorsanız Leman Kültür’ün güzel binası Halikarnas’a yaklaşırken solda karşınıza çıkar. İstanbulluların aşina olduğu mekân bir kaç yıldır Bodrum’daki şubesiyle insanları kendine çekiyor.

İsterseniz Bodrum’u burada bırakalım ve Ortakent tarafına bir göz atalım,  sonra da kafelerle ilgili yazımızı noktalayalım ; Geçen yıl hizmete giren Midtown AVM içindeki Rotunda Cafe ile Sir Winstonâ??Brasserie dinlenebilecek, güzel vakitler geçirip gazetelerinize göz atacağınız nitelikli yerler...

Yeni  yapılan ve mimari özellikleriyle dikkatleri çeken Ortakent Belediye binası içinde küçücük bir kafe “Rüzgar’s Mummy”. Sempatik bir aile işletmesi... Kadın eli değmiş süslü yerlerden biri... Önceleri evlere siparişle çok güzel özel pastalar çörekler üreten  Meyhanâ??Aytemiz yani “Rüzgâr’ın annesi” açtığı bu kafede yine özel günlere tatlılar, tuzlular yapmakta. Ama kafe de şirinliğiyle çevredeki insanları yavaş yavaş kendine çekmekte...  

Geriye ne kaldı derseniz  bunlar şimdilik bizim gözlediğimiz, objektifimize takılan yerler.

Yalıkavak’ta, Gümüşlük’te ve diğer beldelerdeki kahvehaneler ve kafeler gelecek sayılarımızın konusu olacak...


Hergün yenilenen www.nereyegidilir.com isimli sitemiz ve Bodrumlife isimli ipad-iphone uygulamamız size sürekli yeni açılan yerleri tanıtmakta...
 
Anlattığımız gibi yerlisiyle, uluslararası zincir markalarıyla çeşitli farklılıklar sunan kafeler, café’ler ya da kahvehaneler bizim yıllar önce duyduğumuz özlemi hissetmiş gibi birbiri ardına
kapılarını açarak, üstelik şıklıkta birbirleriyle yarışırcasına günümüz Bodrum’unun en gözde buluşma noktaları oluyor ve  Bodrum’u renklendiriyorlar.  Bodrum’un turistik yapısını göz önüne alırsak az önceki isim kargaşasını göz ardı etmemiz gerekecek. Kimi Cafe veya Kafe, kimisi Kahve bize göre aslı “kahvehane”...    

Yazımızda adı geçen tüm mekânların ortak özelliği wi-fi internet bağlantısının hepsinde bulunması ve ücretsiz olarak sunulması. Kahvehanelerden bir de isteğimiz olacak; Geleneğimizi  yaşatmamız açısından, dünyaca bilinen Türk Kahvesini özellikle turistik yerlerde kömür ateşinde pişirilmiş bir buram buram kokan Türk Kahvesini gerek kendimizden gerek  Türk özelliklerini tanımaya gelmiş yabancı turistlerden esirgemeyelim...


Bu konu 2991 kez izlenmiştir