where to go in bodrum
HAKKIMIZDA BODRUMDA NEREYE GİDİLİR BODRUM OTELLERİ BODRUM MÜZESİ DERGİLERİMİZE REKLAM VERİN İLETİŞİM ANA SAYFA
Bodrumlife Sayı 15 Ağustos 2009 Tüm Yazı ve Haberler
D-Marin Marinalar Grubunda yeni yapılanma
Bodrum'dan Fazıl Say Geçti...
Gündoğan'da küçük bir gezinti
Bale Festivalimiz 7. kez sahnelerini açıyor
Montigne, Türkiyenini En Büyük yelkenlisi denize indirildi.
Bodrum Yalıkavak Port Marina'daki Yacht Club açıldı.
şžaraplar Akın Öngör'den Etiketler Bodrumlu ressamlardan
Sürgün Prenses 'Ada'
Vita Park Krea Golf Turnuvası
Kavaklıdere ile bağbozumu
Bodrum'un tek odalı oteli, Ada Ev
Hadigari'nin öyküsü
Kavaklıdere ile bağbozumu


Bu Yazı Bodrumlife Sayı 15 Ağustos 2009 tarihli dergide yayınlanmıştır.

Bağbozumu denilince insanın aklına hemen İtalya’nın, Fransa’nın küçük köylerindeki Bağbozumu şenlikleri aklımıza gelir. Büyük devasa bir fıçı içinde üzümler ve bunları ayaklarıyla çiğneyen üzüm suyunu çıkaran köylüler. Televizyonlarımızda da bu tür haberleri zevkle izleriz... Kavaklıdere’nin geçen yıl bu zamanlar yani ağustos ortaları eylül başında yapmış olduğu bir davete katılmak üzere Kapadokya’ya doğru yola çıktığımızda önce yukarıdaki bağbozumu manzarası aklımıza geldi. Sonuçta biz Kavaklıdere’yi, Kapadokya’yı daha yakından tanımak biraz dinlenmek biraz eğlenmek bol miktarda da şarap tadmak için yola çıkmıştık. Nitekim öylede oldu. Güzel bir üç gün ardından kafamızda “şžarap”la ilgili çoğu soruların ortadan kalktığı güzel bir geziye dönüştü... şžarabı, turiste, müşterisine ulaştıran özel bir grup, otel sahipleri, restoran sahipleri, işletmecileri ve basın mensubu olarak Bodrumlife’ı temsilen biz geçirdiğimiz üç gün sonunda artık şarabı daha yakından tanır, daha çok sever hale gelmiştik.

 

Geçen yılın eylül’ünün ilk günlerinde Bodrum’dan bir grup yola çıktık.. Aşağı yukarı herkes birbirini tanıyordu ama grup ısınması uçakta, havaalanlarında en son Kayseriye vardığımızda bizi Kapadokya’da kalacağımız Karlık Evi’ne kadar götüren transfer aracında ve sonrasıdaki güzel akşam yemeği için buluştuğumuz yine kayaların içinden oyulmuş ama dekorasyonu ile yemekleri ile ilgi çekici Elai Restoran’da gerçekleşti...

Kapadokya ilgi çekici bir doğa harikası bölgesi. Tarihin çeşitli kesitlerinde korunaklı bir bölge olarak kullanılmış, geliştirilmiş, büyüdükçe büyümüş..... Düşmandan kaçmak için insanların gizlendiği, dinlerin başladığı, geliştiği, güzel atların yaşadığı bölge olarak bilinen Kapadokya’nın her bir yanı seyirlik...

 

Bağlar yeni, ancak gözalabildiğince büyük.. Asmaların boyu küçük, yaprakları az... Üzüm salkımları öyle dolu dolu değil seyreltilmiş.  Sulu değil aromalı tadlar elde etmek için özellikle bu yöntem seçiliyor az fakat özü değerli üzümler yetiştirmek için...

 

şžarap yapımının tüm özelliklerini 

Kavaklıdere şžaraplarının bu konudaki

uzmanı Levon Bağış bize anlatıyor.

Aramıza sonradan katılan ve çok konuda Kavaklıdere ile ortak çalışan Kocabağ şžarapçılığın sahibi Memduh Erdoğan’ın de zaman zaman anlatılanlara katılıyor. Bodrum’da restoran işleten ancak inançları gereği şarap içmeyen Ethem beyin olgunluğuna hayran kalıyoruz. Hertürlü şakamıza takılmamızıza büyük bir olgunlukla yaklaşıp hiç birimize alınmıyor... Bir tek şarap kadehi ile fotoğrafını çekmeye dahi başarılı olamıyoruz...

 

Kavaklıdere’nin Gülşehir yakınlarındaki şžarap Fabrikası devasa. Burada şarap yapımımnın tüm iceliklerini tek tek anlatılıyor bizlere. Tankların özellikleri, meşe fıçılar. Fransanın, İspanyanın meşe fıçılarının çok değerli olduğunu, meşe fıçılar dinlendirilme, yıllandırma aşamasında şaraba kendilerine has bir tad kattığını veya üzümün esanslarının ortaya çıkmasını sağladığını burada öğreniyoruz. Meşe fıçılarda bekletilen şarapların fıçıdan üzümün özündeki kokuları dışa vurduğunu ve bu fıçılarda dinlenmiş şarapların ayrı bir kalitesi olduğunu dolayısıyla daha pahalı olduklarını ve fıçıda dinlendirilmiş şarapların etiketlerinde bunun mutlaka belirtildiğini öğreniyoruz...

Öğle yemeği fabrikanın hemen yanında barbekü partisi şeklinde .

Güzel lezzetler ve tabii ki şanrapları tadabilmemiz için hazırlanmış özel bir menü...

Mihmandarımız Kavaklıdere’nin Halkla İlişkilerden Sorumlu Müdiresi Sevi Karacaoğlu bizim hertürlü sorumuza yanıt veren, rahatımızı, gezinin kusursuz geçmesini düşünen aşırı ilgili, son derece başarılı ve konusunu çok iyi bilen biri...

 

Öğleden sonra, dıştan baktığınızda küçük bilinen bir şarap üretim yeri fakat içine girdiğinizde ucu neredeyse Kızılırmak’ın kıyılarına kadar giden yeraltında kazılmış büyük bir şarap mahzenini Kocabağ şarapçılığın tesislerinde geziyoruz. Kazdıkça genişleyebilecek bir yapıya sahip buranın volkanik yapısı... Yeter ki kazın... Küçük küçük kavlar düzenlenmiş ve her bir kav özel kişilere ayrılmış burada.. Görmeye değer... Çevreyi de giderek bir şarap kentine dönüştürmeyi planlamış .....

 

Akşam üzeri Kavaklıdere’nin Kav şžarap Butiği isimli merkezinde şarap tadımı saatleri gerçekleşiyor yine Levon’a teslimiz. Önümüzdeki şarap test formları ve Kavaklıdere’nin çok özel üretilmiş şarapları Selection, Vinart Serisi... Tek tek tadıp özelliklerini ve ağzımızda bıraktığı tadları etkiyi işaretliyorsunuz. Burası bu iş için özel olarak tasarlanmış bir satış merkezi ve şarapla ilgili güzel kitapların, hediyeliklerinde bulunduğu güzel bir mekan...

Akşam yemeğinin hemen ardından Bodrumluların alışık olduğu gibi Bar’a gitmek eğlenmek fikri galebe çalıyor, Ürgüp’e gidiyoruz ama kafamıza göre bir yer bulamıyoruz...

Bu arada gündüz uğradığımız Kocabağ şarapçılık’taki fiyat araştırması, satınalma muhabbetlerinden sonra Casa Dell Arte otelinin sahibi Yunus Büyükkuşoğlu’na takılmaya başlıyorlar “Abi şu Bar’da da satınalıver de bir güzel eğlenelim” gibisinden laflarla...

Bütün bu şarap muhabbetlerinin geçtiği dönemde Ethem Kalkan beyin oruç tuttuğunu iftar saatinde ortadan kaybolmasıyla anlıyoruz. Biz eğlenceye, Ethem bey teravih’e katılıyor...

 

Ertesi gün çevre gezisine katılıyoruz ki herkesin arasındaki yakınlık giderek artıyor... Ürgüp’te peribacaları, yeraltı şehri, ve Asmalı Konak dizsisinin çevrildiği konaktaki öğle yemeği ile günümüz eğlenceli bir şekilde sona eriyor .

 

Gözümüz bağbozumu’nun bir şenliğini aramadı değil doğrusu ama henüz bu bölgede şarap yapımı şarapa verilen önem yeni yeni artmakta... Gelecek dönemlerde bizde de şarapçılık geliştikçe bu tür eğlencelerin düzenleneceğini görmek olası...

 

Kavaklıdere’nin bu hoş gezisi bizi Bodrum’dan üç günlüğüne uzaklaştırdı...

Herkesin tatile geldiği Bodrum’dan tatile gitmek için bizim Kapadokya, İstanbul yada yurtdışını seçmemiz gayet doğal bir olgu.

 

Kavaklıdere’ye , Mihmandarımız Sevi hanım’a ve Levon’a değerli bilgillendirmelerinden ve ilgilerinden ötürü teşekkür ederek ver elimi Bodrum’dedik, Kayseri’den pastırma, çemen yüklenerek...


Bu konu 1215 kez izlenmiştir